Haber Detayı
05 Mart 2015 - Perşembe 12:24
 
Başbakan Davutoğlu: Musul’da çatışmaya girmeyiz
SİYASET Haberi
Başbakan Davutoğlu: Musul’da çatışmaya girmeyiz

Başbakan Davutoğlu, Türkiye'nin Musul'a yapılacak askeri harekatla ilgili Türkiye’nin konumunu şöyle açıkladı; Yardım ederiz, çatışmaya girmeyiz, bize saldırı olursa anında cevap veririz.

Başbakan Davutoğlu, Portekiz’in başkenti Lizbon’dan ABD’ye uçarken, gündemdeki kritik başlıklara ilişkin soruları yanıtladı. Milliyet'te yer alan haberde açıklamanın ayrıntıları yer aldı. Davutoğlu, Suriye konusunda önemli açıklamalarda bulundu.

Eğit-Donatı 3 Yıl Önce Söyledik

"Suriye’de uluslararası toplum dediğimize 3 yıl sonra geldi. Yaptığımız uyarıları uluslararası toplum yanıtsız bıraktı ve gelinen noktada Suriye’de olup bitenler ulusal güvenliğimizi tehdit ediyor. Biz eğit-donatı 3 yıl önce söyledik. 3 yıl içinde DEAŞ bölgede yerleşti. 3 yıl önce Suriyeli ılımlı muhalifleri eğit-donat ile destekleseydik DEAŞ bu noktaya gelemezdi. Biz Suriye’de ‘3. seçenek mümkün’ diyoruz.. Ilımlı muhalifler ile Suriye yeniden inşa edilmeli tezini savunuyoruz."

Sıcak Çatışmaya Girmeyiz

"Irak’ta 4 temel politikamız var. Merkezi hükümetle çok sıkı bir şekilde görüşüyoruz. Onları çeşitli yardımlarla destekliyoruz. İki uçak malzeme gönderdik. Irak’ın istikrarı için merkezi hükümete büyük önem veriyoruz. İkinci olarak Kuzey Irak Kürt Bölgesi’nin istikrarını önemsiyoruz. TSK, peşmergeyi eğitiyor. Üçüncü olarak Türkmenler’in güvenliğini temin edecek şekilde onlara destek veriyoruz. Ve son olarak Musulluların, kendi şehirlerini kurtaracakları, dolayısıyla Sünni-Şii çatışmasına yol açmayacak, bunu engellemeye yönelik politika yürütüyoruz. Türkiye, Irak’ta ya da Suriye’de sıcak bir çatışmanın tarafı olmaz. Musul’a desteğimiz olur ama doğrudan çatışmayız. Türkiye’ye doğrudan saldırı olursa anında cevap veririz. Buna potansiyelimiz de kudretimiz de var. Halktan destek alan yapılara desteğimiz olur. Seçilmiş Musul Valisi Nuceyfi bizim için hala Musul’un valisidir."

Deaş Çekilince Şii Milisler Gelmemeli

"Suriye’de de ılımlı muhalefeti güçlendireceğiz. Rejim ve DEAŞ’ın barbarlığına Suriye toplumunu sıkıştırmayın. Halep ne DEAŞ’ın ne de rejimin eline düşsün. Her iki durumda da Türkiye’ye yeni bir mülteci akını olacaktır. Türkiye’nin Suriye’ye ilişkin kaygıları koalisyondan farklı. Sınıra yakın yerlerde istikrar unsurlarının varlığını önemsiyoruz. Örneğin Erbil düşseydi bizim için ulusal güvenlik sorunu çıkardı. Sınıra yakın bölgede terörist tehditlerin olmaması lazım. Musul Valisi’nin de en büyük kaygısı, DEAŞ çekilince Şii milisler gelmemeli. Musul’da böyle bir tehlike var. Sünni ulusal muhafız güçlerinin girmesi lazım. Koalisyon DEAŞ Musul’dan çıkarsa bunu başarı görüyor. Doğru, bu şart ama bizim için ‘DEAŞ çıkınca ne olacak sorusu’ önemli. DEAŞ’ın boşalttığı yere Suriye rejimi girmemeli, Irak’ta Şii milisler girmemeli. Koalisyon bunları bir öncelik olarak görmüyor. Biz bir adım ötesini görecek şekilde koalisyona destek vermek durumundayız. Koalisyon ‘DEAŞ’ı temizleyelim, sonrasına bakarız’ diyor. Bu yanlış bir strateji. Ateş bizim sınırımızda yanıyor ve en çok  bizi yakıyor. Sınırımızda risk azalsın istiyoruz. Bazı istihbarat örgütleri de bu çatışma ve kaos ortamının devamını istiyor. Takip ediyoruz. Bir tarafta Rusya’dan silah destekli rejim var diğer tarafta DEAŞ’ın elinde Musul’dan ele geçirdiği ABD silahları var. Ilımlı muhalefetin elinde sadece hafif silahlar var."

Süleyman Şah'ın B Planı

"Askerlerimize ateş açılsaydı o bölgeyi tamamen kontrolümüze alacaktık. Ordumuza bir ay önce operasyon ile ilgili yazılı talimat verdik. İftihar ediyorum, getirdikleri plan aynen işledi. Hiçbir aksama olmadı. Herkese şu mesaj verildi; ‘Türkiye isterse bir gecede Suriye’de40 kmiçeriye anında girer.’ Eğer bir zayiat verseydik, bir saldırı ile karşılaşsaydık, karakola kadar olan alanı tümüyle kontrol altına alacaktık. Karakolu taşımayacaktık. Türkiye ile karakol arasındaki alan askeri olarak kontrol altına alınacaktı. Kimseden izin almadık, ‘şurası’ dedik ‘yeni yer.’ Orayı kontrol ettik, 5-6 saatte iki yerde Türk bayrağı oldu. Bu arada saldırıya uğrasaydık, Karakozak’ta ya da başka bir yerde. O zaman girip, saldırıyı kim yaptıysa tasfiye edip, o bölgenin tümünü kontrol altına alacaktık. ‘B Planı’mız buydu. Orada tek kurşun atılsaydı, o kurşunu atabilecek tüm hedefler belliydi, nereden gelebileceği, o hedeflerin olduğu her yer kontrol altına alınacaktı. Çünkü o ana kadar Karakozak bizim toprağımız, oraya saldırı Türkiye’ye saldırı anlamına gelecekti. Karakozak’ı Eşme’ye taşıdığımızdan itibaren Eşme bizim toprağımız. Önemli olan karakol değil, Süleyman Şah’ın üzerinde bulunduğu toprak.. O gece kapsamlı bir harekat için bütün planlamalar yapılmıştı. Suriye’nin bütününü kapsayan planlar. Bize saldıran kim olursa olsun, hedef olacaktı, bütün saldırı unsurları yok edilecek, orası kontrol altına alınacaktı. Suriye rejimi Türk birliğine bir saldırıda bulunsa bütünüyle ilgili tedbir alınırdı. Düşünün 15 km’lik bir konvoydan bahsediyoruz. 57 zırhlı, 40 tank, uzun bir konvoy. Biri bir füze atsa, o andan itibaren nereden gelmişse o saldırı, nereden gelirse, o saldırının geldiği bütün odaklar hedef haline gelecekti.

Kaynak: Editör:
Etiketler: arsiv
Yorumlar
Haber Yazılımı