Yazı Detayı
09 Eylül 2019 - Pazartesi 22:20
 
ACININ DİLİ TEKDİR
Dr.İmbat MUĞLU
imbatmuglu@gmail.com
 
 

Bazı hikâyeler vardır hiç anlatılmamış,anlatılamamış,kimi yüreklerin en derinine gömülmüş,kimi toprağa saklanmış veya dağlardaki karların baharda erimesi ile sele dönüşen derelerin derin  akıntısına bırakılmış. Yaşanmışlıklar vardır acı ve kan ile dolu ama anlatılmamış yada yarım yamalak aktarılmış uykuda fısıldar gibi.Çünkü yüksek sesle anlatılamazdı korku vardı hem dağdan hem şehirden.Gün batınca dağ kanunları,gün aydınlanınca şehir kanunları hüküm sürerdi.Dağ elinde ki ekmeği almak için döverdi, şehir ekmeği niye verdin diye döverdi.İşin özü hep dayak yiyen; yaşadığı hiçbir acıyı,feryadı,isyanı gerçek yönü ile ne kendi kendine anlattı, ne çocuklara, nede  anaya,babaya,komşuya,akrabaya…Gömdü acıları yüreğine mezara gömer gibi.Barış ,Savaş,Özgür isimleri mesela en çok bu dönemde çocuklara verilmiştir.Çünkü dillerine korkudan alamadıkları bu kelimeleri ancak kimlik ile belgelendirerek tatmin oluyorlardı.Ne acıdır ki ebeveynleri tatmin eden bu isimler evlatları için bir dönem kabus oldu.Günler,aylar ve yıllar geçti bu yaşananlar üzerinde ama gerçek acı hep aynı yerdeydi.Dile getirmek için utkunmuş ama devamı gelmemişti.Yani boğazda tıkanıp kalmıştı cümleler.Tarihin yeniden yazıldığı gündür benim için mesela.Bir ‘UZUN ADAM’ çıkıyor,tüm acıları sanki kendisi yaşamış gibi…Büyük bir yüreklilik ile adeta  canlı canlı kefenini giyercesine…Aslında yıllar öncesinde bugün HDPKK binasının önünde eylem yapan annelerimizin boğazından düğümlenen sese kulak verip derman olurcasına dik durmuştu ‘UZUN ADAM’.1984’teki ilk kanlı eyleminden itibaren 40 binden fazla  insanın ölümüne, 100 binlercesinin doğup büyüdüğü topraklardan göç etmesine  neden olan PKK terörünü temelden çözmeyi amaçlayan en ciddi adımlar çözüm süreci ile atılmıştı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 21 Şubat 2009 tarihinde  Diyarbakır’da “Buna ister Kürt sorunu deyin, ister Güneydoğu sorunu deyin, ister Doğu sorunu deyin, isterse son olarak yine adlandırdığımız Kürt açılımı diyelim. Ne dersek diyelim bunun üzerinde bir çalışmayı başlattık.”Yer yine Diyarbakır.Tarih 16 Kasım 2013. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan;“Yüz yıl önce bu topraklarda adeta cetvelle sınırlar çizildi ama bizim muhabbetimize sınırlar çizemezler. Bizim ortak tarihimize ve geleceğimize sınır çizemezler. Nasıl ki Türk’ü Kürt’ten ayıramazlarsa, Kürt’ü de Türk’ten ayıramazlar. Bir annenin çocuğuyla anadilinde konuşamıyor olmasından büyük azap ne olabilir? Şivan Perver’in kasetlerinin nasıl gizli gizli dinlendiğini ben de bilirim. Faili meçhullerin, işkencelerin, sürgünlerin ne büyük acı olduğunu bilirim. Dağdakilerin indiğini, cezaevlerinin boşaldığını, 76 milyonun kucaklaştığını, birlikte yeni Türkiye olduklarını göreceğiz.” Yaklaşık 100 yıl önce Sultan Abdülhamid Han’da benzer şeyler söylemişti: “Kürt ağalarının bazılarının çocuklarını, İstanbul'a getirip memuriyete yerleştirdiğim için tenkit edildiğimi biliyorum. Senelerdir Hıristiyan, Ermeniler nazır mevkilerini işgal etmişlerdir. Bundan sonra da kendi dinimizden olan Kürtleri kendimize yaklaştırmakta ne gibi bir zarar olabilir?” Ve hayalini gerçekleştirdi.Ama öyle kolay olmadı bu gerçeklik.Önce içerideki hainler baş kaldırdı sonra Avrupa’nın tek dişi kalmış İslam düşmanı canavarları.Siyonist devletlerin elinde olan kalemler günlerce Hamidiye Alayları hakkında uyduruk, yalan, yanlış haberler yazdılar.Ama boşa çıktı yazdıkları.Çünkü Hamidiye Alayları Doğu’da bir Ermenistan devleti kurulmasına izin vermemişti.Sultanlar Sultanı Abdülhamid yalan haber yazan kanlı kalemlere tokat gibi cevap vermişti: “Muhabirler, Kürdistan'daki vaziyeti, Beyoğlu'nda oturdukları rahat köşelerini terk etmeksizin, ancak Ermenilerin görüş zaviyesine göre mütalaa ediyorlar.”Kürt halkı “Kellemi veririm Doğu Anadolu'yu vermem” sözlerine karşılık Sultan Abdülhamid Han'a “Bave Kurdan”, “Kürtlerin Babası” diyordu.İşte 100 yıl önce  Sultan Abdülhamid Han dönemindeki ayak oyunları Recep Tayyip Erdoğan’ın siyaset sahasında yerini aldıktan sonra aynı oyunlar tekrar oynanmaya başlandı. Sultan Abdülhamid Han dönemindeki şer odakların aynısı bugün 1000 yıllık Türk-Kardeşliğinin bu güzel coğrafyada birlikte kardeşçe yaşamalarına tahammül edemedikleri için her türlü kirli oyunu sahneye koymuşlardır.Erdoğan gelecek güzel günler için onca emek verirken diğer taraftan kamera önünde ‘’BARIŞ’’ çığırtkanlığı yapan HDPKKCK arka plandı bu süreci baltalayarak başarısızlıkla sonuçlandırmak için her türlü ‘’Ali Cengiz Oyunu’’nu sahneleyip oynadılar. FETÖ’de bu süreçte boş durmamış.Fikren ve zikren HDPKKCK tamamen zıt gözükseler de hedef Türkiye’nin huzurunu bozmak,meşru hükümeti yıkmak olunca bir anda aynı çatı altında sorgusuz sualsiz birleşiverdiler.FETÖ terör örgütü 15 Temmuz’un hazırlıklarını ‘’Çözüm Süreci’’nin görüşmeleri gündeme gelmesi ile başlamış.Çünkü  FETÖ bu sürecin AK Parti tarafından çözülmesini istemiyordu. Bir şekilde AK Parti devre dışı kalsın, FETÖ,ABD ve diğer dış güçler üzerinden çözülsün yaklaşımı hakimdi.Çünkü FETÖ çözüm değil Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni bölmeyi hedeflemiş ve bununda uygulamasını 15 Temmuz hain darbe gecesinde net bir şekilde ortaya koymuştur.15 Temmuz hain gecesinde darbe yapanlara darbe vuran bu millet bu yaşananları arka planını görmüş ve kan emici terör örgütlerine gerekli cevabı vermişlerdir.Yurt dışı ve yurt içinde terör örgütlerine karşı yapılan yerli ve milli operasyonlar neticesinde bebek katili PKK terör örgütünün unsurları ya inlerinde yada dağda şehirde etkisiz hale getirilmiş bir daha toparlanmaması için büyük darbeler vurulmuştur.Devlet gücünü net bir şekilde ortaya koymuş,vatandaş devletten aldığı bu güç ile terör örgütlerine her alanda rest çekmiş tarafını esas olması gereken devletten yana kullanmıştır.Doğu ve Güneydoğu’da yıllarca  baskı, zülüm yaparak  zorla ailelerden çocuklarını alan PKK artık yapamaz oldu.Bu sefer siyasi uzantıları devreye girerek özellikle çocuk ve gençleri çeşitli yalanlarla kandırarak PKK’nın dağ kadrosuna militan yetiştirdiler. Devletin gücünü hisseden anneler bu yaşananlara karşı dün içinde kopan çığlıkları,feryatları bütün dünya duyacak şekilde haykırdılar,haykırmaya devam edecekler. Sessiz çığlığın sesi Hacire ana oldu. Daha önce terör örgütü PKK'ya kaptırdığı bir oğlu ve yakınının ölüm haberlerini HDP'lilerden alan anne Hacire Akar, ortadan kaybolan diğer oğlu Mehmet Akar'ı dağa kurban etmemek için Diyarbakır HDP İl Başkanlığı önünde günlerce oturma eylemi yaparak sesiz çığlıkların sesi oldu ve  mücadelesinin ardından terörün pençesinden Mehmet’ini kurtarmayı başardı.Hacire ana diğer terör mağduru analara da rol model oldu.Onlarda evlatlarının hesabını HDP’ye sormaya başladı.Ne demiş usta kalem Sezai Karakoç: “Onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak, halbuki biz sussak tarih susmayacak, tarih sussa, hakikat susmayacak.”Bugün HDPKKCK’a  karşı dik duran Hacire Anaların yanında durma zamanıdır.

                                                                                  Dr.İmbat MUĞLU

 
Etiketler: ACININ, DİLİ, TEKDİR,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
02 Eylül 2019
ÇIKMAZ SOKAK SURİYE
26 Ağustos 2019
GÜVENLİ BÖLGE
06 Ağustos 2019
ENERJİ KİMLİK BELGESİ OLMAYAN BİNALARIN ALIMI SATIMI YAPILAMAYACAK
13 Temmuz 2019
DÜNYANIN ACİL KODU S-400
11 Temmuz 2019
Srebrenitsa Katliamı…
08 Temmuz 2019
S-400 HAVA SAVUNMA SİSTEMİ
20 Haziran 2019
BAŞARAMADILAR BAŞARAMAYACAKLAR!
11 Haziran 2019
KARDEŞLİK
27 Mayıs 2019
YOK ARTIK !
20 Mayıs 2019
19 MAYIS BAĞIMSIZLIK DİRENİŞİ
16 Mayıs 2019
İTİRAFÇI TERÖRİSTLERE PARA ÖDÜLÜ
13 Nisan 2019
Şehit Esma el-Biltaci
11 Nisan 2019
GÜVENLİ BÖLGESİZ BİR SURİYE
08 Nisan 2019
ORTADOĞU’DA OLMANIN BEDELİ
25 Mart 2019
KOD ADI GOLAN HEDEF BÜYÜK İSRAİL DEVLETİ
22 Mart 2019
‘’Bir aşk hikayesi;Tunceli...’’
18 Mart 2019
Dünya tarihini değiştiren savunmamın adıdır ÇANAKKALE...
04 Mart 2019
DERİN YARANIN ADIDIR 28 ŞUBAT
11 Şubat 2019
ABD VE AVANESİNİN ÇELİŞKİLERLE DOLU SURİYE POLİTİKASI
05 Şubat 2019
SURİYE İÇİN ZAMAN BOLİVYA SAATİ
30 Ocak 2019
ÜNİVERSİTELERE PAPAĞAN ALMAYIN!
26 Ocak 2019
TÜRKİYE- SURİYE İLİŞKİLERİ
15 Ocak 2019
ABD’NİN SURİYE TUTARSIZLIĞI
14 Ocak 2019
BABA ÖZLEMİ
23 Aralık 2018
TARİHİN EN BEYAZ GÜNÜ SARIKAMIŞ
19 Aralık 2018
FIRAT'IN DOĞUSU NERESİDİR VE NEDEN ÖNEMLİ?
09 Aralık 2018
SON EVRENSEL İMPARATOR SULTAN II.ABDÜLHAMİT HAN
09 Kasım 2018
ÖDÜL ALAN TERÖRİST
28 Ekim 2018
BİZİM CUMHURİYET
18 Ekim 2018
KUNDAKTAKİ BEBEKTEN KORKAN İNSANLIK DÜŞMANI PKK’NIN KATİL YÜZÜ
30 Eylül 2018
Kadim Şehir Cizre
17 Eylül 2018
12 EYLÜL GELECEĞE DARBE YAPTI
10 Eylül 2018
9 EYLÜL’de ’’Megalo İdea’’ DENİZE DÖKÜLDÜ
31 Ağustos 2018
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI
25 Ağustos 2018
PKK TERÖR ÖRGÜTÜ NASIL BİTER
19 Ağustos 2018
55 YILLIK BASIN ÇINARI YAVUZ DONAT İLE; ÖNCE GARP SONRA ŞARK
08 Ağustos 2018
​TESCİLLİ BEBEK KATİLİ PKK
21 Temmuz 2018
Ayşe Tatilden Bir Daha Dönmedi!
16 Temmuz 2018
ÇANAKKALE RUHUNUN YANSIMASIDIR 15 TEMMUZ
13 Temmuz 2018
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi;
05 Temmuz 2018
FETÖ ve PKK’nın Birlik Temeli ‘’Mesele Türkiye Düşmanlığıysa Gerisi Teferruattır’’
28 Haziran 2018
Neden DEVAM
12 Haziran 2018
KANDIL TEK BIR DAĞ DEĞILDIR…
09 Haziran 2018
PKK’yı Terör Örgütü Olarak Görmeyenlere Kısa Bir Hatırlatma
05 Haziran 2018
PKK’NIN KÜRT DÜŞMANLIĞI
28 Mayıs 2018
27 MAYIS 1960 DARBESİ
24 Mayıs 2018
D İ R E N E C E Ğ İ Z
20 Mayıs 2018
NEKBE
07 Mayıs 2018
24 HAZİRAN TÜRKIYE’NIN YENIDEN ŞAHLANIŞININ ADIDIR.
29 Nisan 2018
24 HAZİRAN KIRINTILARDAN KURTULMA GÜNÜDÜR
27 Nisan 2018
Bir Anadolu Yiğidi Abdin Öztürk
23 Nisan 2018
Tek Hikayesi Vatan Sevgisi Olan Kişinin Adıdır Ziya Sözen
19 Nisan 2018
SURİYELİ KARDEŞLERİMİZ
16 Nisan 2018
ODA SEÇİMLERİNDE İHANET ŞEBEKESİ FETÖ KOKUSU
09 Nisan 2018
1000 Yıllık Türk – Kürt Kardeşliği
07 Nisan 2018
KORUCULAR OLMASAYDI...
29 Mart 2018
Türkiye Yanlışı Bozar
18 Mart 2018
ÇANAKKALE DESTANI
13 Mart 2018
ABD’NİN SURİYE TUTARSIZLIĞI
25 Şubat 2018
PKK’nın ‘‘KÜRT KARTI’’ Afrin’de Tutmadı
08 Şubat 2018
AFRİN "Zeytin Dalı Harekatı"
07 Şubat 2018
ZEYTİN DALI HAREKATINDA MESKUN MAHAL MUHAREBESİ
Haber Yazılımı