Yazı Detayı
08 Haziran 2020 - Pazartesi 23:08
 
ÇOCUKLAR DONMAMIŞ BETON GİBİDİR ÜZERLERİNE NE DÜŞERSESE İZİ KALIR
Hüdanur YÜKSEL
hudan.yuksel@gmail.com Instagram:hdnryuksel
 
 

 Herkesin bildiği gibi, sağlıklı büyümek, sağlıklı bir zekayı da beraberinde getirir. Yeni doğanın, zekasının doğuştan geldiği ve ne yapılırsa yapılsın değiştirilmeyeceği düşünülür ama zekayı geliştirmek mümkündür. Zeka oluşumunda anne ve babadan gelen genlerinde payı da oldukça büyüktür. Zeka gelişimindeki etkenler yalnızca bunlar değildir. Çevresel ortama bağlı faktörler, bulunduğu şartlar, gelişmesinde yada körelmesinde çok etkilidir. Örneğin; üstün zekalı bir çocuk dünyaya geldiğinde, sahip olduğu koşullar dolayısıyla gerekli uyaranları almazsa ya da anne babası ve öğretmeni bunun farkında değilse çocuk becerisini kapasitesini ortaya çıkaramaz. Buda körelmesine sebebiyet verir.
    Bir bebek dünyaya beyninde 180 milyar hücreyle gelir. Bu hücreler sinir hücreleriyle birbirine bağlıdır. Bir hücre ( sinir hücresi) çevresindeki diğer hücrelerle ne kadar çok bağlantı kuruyorsa zihinsel gelişim o kadar aktif demektir. Birde anne babadan bebeğe geçen genlerin sadece zihinsel gelişimine katkı saylayacak hücreler 50 milyon civarındadır. İşte bu bağlantı sayıları çocuğun çevresel faktörleriyle daha da artacaktır. Bu yüzden bebeklerin dünyaya geldiğinde her insandan daha zeki olduğu söylenir. Zamanla bu zekayı yaşadığı her şey sayesinde, anne babanın ve çevresindeki insanlar sayesinde, çocuğun bulunduğu şartlar koşullar gibi etkenlerle de birleştiğinde ve  bireylerin bilgisizliği ve imkansızlığı sayesinde kullanamaz ve zeka gelişiminin büyük kısmı pasif hale gelir. Bu saydığım faktörle nedeniyle zekasının azalması da söz konusu olabiliyor. Fakat bu saydığımız hücreler bağlantı sayıları çocuğun çevresinde ki olumlu etkenlerle birleşirse trilyonlara varan sayılara kadar ulaşabilir. Bunun için yapmamız gereken birçok şey var. Çocuk zekası ve gelişimi için yaşadığı olumsuz durumlarla ilgili yapmamız gereken çok şey var. Bu da ayrı bir konu olduğu için bununla ilgili ayrıca bir yazı yazacağım.  Konuyu toparlayacak olursak başka bir deyişle, çocuğa çevresel uyaran açısından ne kadar zengin bir ortam sunulursa, onun beyninde ki sinaps (bağlantılı beyin hücreleri) sayısı da o denli fazla olur.
   Şunu da eklersek; beyin fonksiyonlarımızla ilgili yapılan araştırmada zeka ve hafızanın 85 inin 10 yaşına kadar tamamlandığını göstermektedir. 4-10 yaş arası beyinde en iyi kurulacak bağlantı arttırılması ve zihinsel yeteneğin ortaya çıkartılması çok önemlidir. İlk öğretim çağında ki çocuğun zeka gelişimini desteklemek için ailesi ve öğretmenleri olarak neler yapabileceğimize ilişkin maddeler vardır. Bunlardan kısaca bahsedeceğim;
- ÖNCELİKLE SAĞLIKLI BESLENME
Günümüzde insanlar bu konuda oldukça bilinçli çocuklara ne yedirilmesi ne yedirilmemesi gerektiğini biliyorlar. Çocuklara pek lezzetli gelmeyen yemekleri (özellikle sebzeleri) onların sevebileceği şekilde pişirebilirsiniz. Mesela onların dikkatini çekecek şekilde tabağını süsleyebilirsiniz. Yada sevdiği bir yiyeceğin içine karıştırabilirsiniz. Ispanak yemeyen çocuğa ıspanaklı kek yapılabilir. Süt yada yoğurt yemeyen çocuğa sütlü tatlılar yapılabilir. İkinci diğer örnek; her gün yemeleri gereken ve çoğu çocuğun sevmediği yumurta. Özellikle haşlanmış yumurta. Onunda kabuğunu soymadan önce yumurtaya kaş göz ağız çizerek dikkatini çekmeyi başarabilirsiniz. Bunu çocuğun yaş gurubuna göre değişik şekillerle uygulayabilirsiniz. Bunun örnekleri çok,  bununla ilgili görsel paylaşımlar yapacağız.
-DOĞDUĞU GÜNDEN İTİBAREN ONUNLA KONUŞUN
Günlük hayatında ki her şey hakkında (nesneler varlıklar yaşanılan olaylar)  çocukla konuşun. Uzmanlar bebeğin doğduğu andan itibaren onunla konuşmayı önerirler. Hatta o an yaptığınız yada uğraştığınız iş hakkında neler yaptığınızı söyleyin derler. Nesneleri, ve nesnelerin ne işe yaradığı bebeğe anlatılmalı. Ve şu hiç unutulmamalıdır ki bebekler doğduğu ilk andan itibaren duyduğu yaşadığı her şeyi beyinlerine kaydederler.
Ve sizi anlayabildiklerinde… Her sorunu onunla konuşarak halledebilirsiniz. Bu çocukların her yaşında hemen etkili olmayabilir. Sabırla her gün konuşun. Sorunları ceza yada başka bir yöntemlerle çözmek bana her zaman mantıksız gelir. O yüzden konuşmak her zaman için çocuğun geleceği için çok önemlidir. Çocuk o yanlışı sizden korktuğu için ya da cezalanacağını bildiği için yapmamalı, o yanlışın yanlış olduğunu bilmesi, yapmaması gerektiğinin doğru olduğunu kabullenerek o yanlışı yapmaması daha doğrudur. Bu onun ileriki hayatını bile olumlu yönde etkiler.
  Sadece bir sorun varken değil, onunla her zaman konuşun, sohbet edin... Bu çocuklar için büyük önem taşır. Onunla her konu hakkında konuşun.

 

  Bebekken yaşadığını gördüğünü ne olduğunu bilmeseler bile beyinlerine yerleştirirler, büyüdüğünde de karşısına çıkan şeylerle bağlantı kurarak  ve bir yapboz parçası gibi beynindeki tabloya yerleştirirler. Evet bir algıladıkları bir yapboz parçası gibi düşünülmeli. Doğduğu andan itibaren yaşadığı gördüğü her şeyi kaydederler,  parçalarını biriktirirler ve zamanla o parçaları birleştirmeye başlarlar. Bunu 0-12 yaşa kadar yaparlar. Ve parçalardan biri eksikse ya da yerleşilememiş bir parça varsa bunu düzeltmek neredeyse imkansız denilebilecek kadar zordur...  12 yaşından sonra da konuşmanın çok bir faydasını görebileceğimizi sanmıyorum. Bu yüzden  12 yaşına kadar çocuğa neyi doğru verirsek kardır. 
‘’Çocuklar donmamış beton gibidir, üzerlerine ne düşerse izi kalır’’ Haim Jinott

-ONA SORU SORUN
Çocuğunuza belli aralıklarla soru sorun ve cevaplayabilmesi için zaman verin. Fakat bu soruların cevabı evet ya da hayır olabilecek kadar kısa, ya da bir iki kelimeyle cevaplayabileceği kadar kısa cevaplı sorular olmasın, ona çok zor sorular sorun da demiyorum,  onları düşünmeye yönlendirecek ve beyin fırtınası yaşatacak sorular olsun. Beyin sporu olacaktır. Hayal gücünü de kullanabileceği sorular olsun. Düşünerek hayal gücü de genişleyecektir. Sorunun cevabı uzun olacağı için konuşma yeteneği de gelişecektir. Anlama ve anlatma becerisi gibi birçok yeteneğini bu şekilde geliştirebilirsiniz.
-KİTAP OKUYUN - OKUSUN
1-2 aylık bir bebek o dönemlerde konuşanları dinlemeyi çok sever. Okuduğunuz kitap her neyse onu yüksek sesle okuyabilirsiniz. Bu şekilde o sizi dinleyecek, sizde kitabınızı okumuş olacaksınız. Biraz daha büyüdüğünde de yatağına yattığında ona kitap okuyun. Böylece uyumadan önce kitap okuma alışkanlığını küçük yaşta vermiş olursunuz. 4-5 yaşında ki çocuğun gözü önünde kitap okursanız ya da kitabınızı onun görebileceği yerlerde bırakırsanız da kitap okuma alışkanlığını çaktırmadan ve onu sıkmadan kazandırmış olacaksınız.
  8-12 yaş arasındaki çocuklarda kitap okumanın beyin gelişimi açısından önemli olduğu araştırmalar sonucu ispatlanmıştır. Kitap okurken beynin sağ ve sol küresi aynı anda çalışır ve beyinde sinapslar oluşur. Buda beyin gelişimi için çok etkilidir. Bunun yanında kitap okuması üreticiliğini arttırır ve kelime haznesini genişletir. Bu nedenle okul öncesi döneminde çocuğa her gün kitap okunmalıdır. Sadece çocuk kitabı olması gerekmiyor. Dergi gazete vs. olabilir.
-ONUNLA OYUNLAR OYNAYIN
Bir çocuk için oyun çok önemlidir. Hayatıdır. Hatta geleceğidir. Ailesiyle sık sık oyun oynayan çocuk daha mutlu bir bireydir. Ona ilginizi göstermek istiyorsanız sebepsiz sarılın ve en sevdiği oyunu oynama teklifinde bulunun.  Onunla oyun oynamaktan çok mutlu olduğunuzu belirtin, ki- çocuk için önemlidir bu. Çocukluk döneminde oynanan oyunlar zeka gelişimi içinde çok önemlidir. Birçok şeyi oyun oynarken öğrenebilirler.  Yaşı kaç olursa olsun bir çocuğun gelişimi için en önemli faktörlerden biri de onunla geçirdiğiniz eğlenceli vakitler. Oyunlar. Çalışan annenin en üzüldüğü noktadır bu. Vakit ayıramadığını düşünür. Oysa onunla geçireceğiniz 1 saatte bile eğitici, eğlenceli, oyun oynayarak vakit geçirirseniz kaliteli zaman geçirmiş olacaksınızdır. Ve bu 1 saat çocuk için, gün boyu annesinin yanında kalmasından çok daha önemlidir. Özeldir. Çocuğa verilecek en güzel şey zamandır.  Tüm bunlar için görevimiz ebeveyn olarak çocuklara uygun bir ortam sunmaktır. J
  Oynadığı oyuncakların çocuğun gelişmesine katkı saylayacak oyuncaklar olmasına dikkat edilmelidir. Akıl yürütme yeteneğine uygun olmalıdır. En önemlisi anne baba olarak çocuğa erkekse araba kızsa bebek yerine zekasını geliştirecek oyuncaklar alabiliriz. Böylece çocuğun zekasına yatırım yapmış oluruz.
  Yeni öğrendiği herhangi bir şeyi anlatırken, yada öğrenmeye çalışırken onun videosunu çekin ya da ses kaydı yapın. İzlerken olumsuz hiç bir şey söylemeyin (bu çok önemli). Bu şekilde, kendini dışarıdan görmüş olacak ve kendini izlerken öğrendiği şeyi tekrar tekrar öğrenmiş olacaktır.  Bu uygulama çocukların ilgisini çektiği için öğrenme hevesini arttırıyor.
 Beyin gelişimi için diğer bir eğlenceli yöntem ise cümle kurup bu cümleyi tersten kurmasını istemek.
Örneğin   seni çok seviyorum – seviyorum çok seni…  Bu da Hem eğlenceli hem de beyin egzersizi olacaktır.  4 yaşından itibaren yapılabilir. Bunun gibi birçok oyunlar vardır.

 

 Ve şu unutulmamalı ki, her çocuk özeldir. Her çocuğun kendine ait bir yeteneği vardır ya da zamanla olacaktır. Bir çocuğun matematiği iyi olmayabilir Türkçesi iyi olmayabilir ama resmi iyidir ya da müzikte oldukça yeteneklidir.
 Belki de keşfedemediğiniz başka bir yönü vardır. Ama mutlaka vardır… 
Çocuğa sevginizi verin fikrinizi değil, çünkü onların kendine ait fikirleri de vardır.
Sevgiyle Kalın!

 
Etiketler: ÇOCUKLAR, DONMAMIŞ, BETON, GİBİDİR, ÜZERLERİNE, NE, DÜŞERSESE, İZİ, KALIR,
Yorumlar
Haber Yazılımı