Yazı Detayı
30 Nisan 2015 - Perşembe 09:40
 
Et-tekraru Ahsen Velev Kane Yüz Seksen
Bilal ÖZKAN
 
 

"Hafıza-i beşer nisyan ile malüldür" diye atasözü kabilinden meşhur bir kelam-ı kibar söylenir yüzyıllardır. Unutmak hem ikram-ı ilahi, hem de insani bir zaaftır. Evvelce yaşadığımız ve hatırladıkça bizi hüzünlendiren, kızdıran, endişelendiren birçok hadiseyi unutmak büyük ikram gerçekten. Fakat insanın ihanete uğradığını, kandırıldığını, dolandırıldığını, hak ve hukukundan mahrum bırakıldığını unutması da önemli zafiyettir. Bunun için, bazı konularda hafızamızı tazelememiz elzemdir.

 

Malumunuz seçim arifesindeyiz. Partiler adaylarını belirledi. Seçim startı verildi. Mitingler de başladı. Demokrasinin olmazsa olmazı bu aşamalar. Her vatandaş gibi ben de büyük bir coşku ve heyecan duyuyorum. İrademi yansıtacak ve ülkemin geleceğine kendimce katkı sunacağım için. Her Türkiyeli de benim gibi düşünüyordur. Öyle ya, demokrasi çoğunluğun tercihine saygı ve farklı olana tahammül göstermek değil midir? Şimdiden netice ne olursa olsun, ortaya çıkacak iradeye saygı gösterdiğimi ifade etmek isterim. Bunu bütün  vatandaşların göstereceğini de ümit ediyorum. En azından temennim bu.

 

Mitinglerden önce, partiler seçim beyannamelerini okudu. Beyannameler, bizlere miting konuşmalarının ana başlıkları hakkında fikirler verdi. Zaten kimin saklayacak neyi var ki? Herkesin mazisine bakınca, istikbalini tahmin etmek pek güç olmasa gerek. Dolayısıyla okunan beyannamelerde benim için sukut-u hayala mahal yada sürpriz sayılabilecek hiç bir ifade yoktu desem abartmış olmam.

 

CHP 90 küsür yıllık geleneğinden ödün vermediğini bir kez daha gösterdi. Bir anlamda istikrar, bir diğer anlamda da yerinde saydığı söylenebilir. Bu kadar senelik tecrübeye sahip siyasi hareketin, bu ülkenin halklarına bu kadar yabancı kalması inanılamayacak bir "başarı" olsa gerek.

 

MHP azımsanmayacak tecrübeye sahip diğer bir kadim parti. Türk etnisitesi üzerinden siyaset yapageldi, anlaşılan o ki, yapmaya da devam edecek. Siyasi hareketin önemli unsurlarından olan ve muhafazakar gençlik tarafından heyecanla takip edilen bir partiyi maalesef yaşlı bir kadronun yönetmesi de ayrı bir handikap.

 

HDP için hem çok şey söylemek gerek, hem de hiç bir şey söylememek! Devlete karşı sürdürülen 40 yıllık vandalizmin siyasi neticesi olması bir yana, Sosyalist ideolojiyle ortaya çıkıp, Kürtçülük yapması bir yana. Her haliyle iplerin başkalarının(!) elinde olduğu kukla tiyatrosu gibi. Türkiye Partisi olma iddiasında olmasına mı yanalım, Diyaneti kaldırma teşebbüsünü parti programına koymasına mı? Rahmetli Ahmet Kayanın dediği gibi "Nerden baksan tutarsızlık, nerden baksan ahmakça"

 

AK Parti meclisteki partilerin içerisinde, icraatları hafızalarımızda en taze olan siyasi hareket. Fakat şöyle ilginç bir durum ile karşı karşıya.. AK Parti iktidara geldiğinde 6 yaşında, henüz okula başlamış olan çocuk, bu gün 18 yaşında ve oy kullanacak. Ne AK Parti öncesi ekonomik krizlerden, ne hastane kuyruklarından, ne ilaç çilesinden, ne devasa çöp dağlarından, ne sık sık kesilen sulardan, ne 1 milyar dolar için ABD Başkanı’nın karşısında el-pençe divan duran devlet adamlarından, ne iktidar değiştiren gazetecilerden, ne kumarhanede burnu kırılan başbakandan, ne batan onlarca bankadan, ne banka hortumlayanlardan... evet bütün bunlardan ve daha sayamayacağım bir çok fena hadiseden haberi dahi olmayan genç nesil bu seçimde oy kullanacak.

 

Bu anlamda seçim çalışmalarında kendini en çok anlatması, sık sık geçmişle bu günün mukayesesini yapması gereken AK Parti. Hem gençlere hem de unutanlara, malum insan çabuk unutuyor, hele de kötü anıları. Türkiye'nin AK Parti öncesi yaşadığı ve unutmak istediği travmaları üzülerek de olsa içimiz sızlasa da, her yerde her ortamda her mitingde ve her an anlatmak zorunda. Anlatmalı ki, gençler bizlerden daha büyük bir travma yaşamasın. Ellerindeki güzel imkânlar, kazanımlar ve zenginlikler gitmesin. Türkiye'nin unutmak gibi bir lüksü yok!!

 

Ne demiş atalarımız; "Tekrar güzeldir, velev ki, yüz seksen defa bile olsa..."

 
Etiketler: Et-tekraru, Ahsen, Velev, Kane, Yüz, Seksen,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
01 Nisan 2019
Tuhaf zamanlar
29 Ocak 2019
Adana Mutabakatı
10 Ocak 2019
Şimdi ne olacak; Şaşkınlığı(!)
19 Aralık 2018
Neler Oluyor…
04 Aralık 2018
Nereye kadar siyaset…
29 Kasım 2018
Suudi Rejimin meşruiyeti.
27 Kasım 2018
Seçilebilmek ya da Seçilememek
19 Kasım 2018
LİBYA paylaşılırken(!)
12 Kasım 2018
Görmezden gelinen katliam: ‘YEMEN’
05 Kasım 2018
4 Kasım’ın anlamı
30 Ekim 2018
Çöl Davos’u
24 Ekim 2018
İttifak, Müttefik ve diğerleri.
23 Ekim 2018
Bir ‘Kaşık’ suda fırtına!
29 Ocak 2017
Eski yazı
02 Ocak 2017
Ateşkese Doğru…
10 Aralık 2016
Demokrasiyi ‘Başkan’lasakta mı saklasak?
17 Kasım 2016
Ya Devlet Başa…
17 Ekim 2016
Abartıyor muyuz?
15 Ağustos 2016
Beyaz Geceler…
18 Temmuz 2016
Ooo Çocuklar, Bu kez başaramadı…
28 Haziran 2016
Renklerin dili…
17 Mayıs 2016
Dracula Siyaseti.
13 Nisan 2016
Nesli Muhafaza.
11 Mart 2016
Unpredictable
22 Şubat 2016
Güvenlik Şeridi
28 Ocak 2016
Türkiye İran –Yeni Bir Sayfa-
27 Aralık 2015
Paralel Anafor ve Terör
18 Aralık 2015
Hariciye ve İç Politika İhaneti
10 Aralık 2015
Rusya’ya Acem Oyunu…
25 Kasım 2015
Rüştün İspatı…
10 Kasım 2015
Umudun adı…
20 Ekim 2015
Kasım’a 10 kala…
22 Eylül 2015
Geçen haftadan devam...
11 Eylül 2015
Düne dair birkaç söz.
20 Ağustos 2015
Karmaşadan Düzene…
23 Temmuz 2015
Duyarsızlık ortak olmaktır…
26 Haziran 2015
Krizler ve Fırsatlar
12 Haziran 2015
Milli Mutabakat…
03 Haziran 2015
Yüzyılın Seçimi…
26 Mayıs 2015
Spontane yazı…
08 Mayıs 2015
Müsademe-i Efkâr
25 Nisan 2015
Kaç Demirtaş’tan “Çipras” Çıkar?
Haber Yazılımı