Yazı Detayı
12 Kasım 2018 - Pazartesi 15:03
 
Görmezden gelinen katliam: ‘YEMEN’
Bilal ÖZKAN
 
 

Sünni Suud ve Şii İran kıskacında bir ülke Yemen. 2011 yılında devlet başkanı Ali Abduullah Salih koltuğundan indirildiğinden bu yana Birleşmiş Milletler desteğinde ‘demokrasiye geçişi(!)' sağlamaya çalışıyor. Yönetimde eşitsiz temsil ve kaynaklara erişimde yaşanan adaletsizlikler nedeniyle şiddet dolu çatışmalarla ülkenin kuzeyindeki Şii Husiler, güneydeki ayrılıkçılar arasında bugüne kadar şiddetli çatışmalar yaşandı. Orda Doğu'nun bu en yoksul ülkesinde; El Kaide örgütü tarafından sıklıkla düzenlenen saldırılar, aşiretler ve askeri fraksiyonlar arasındaki iktidar çekişmeleri, zayıf yönetim, yolsuzluk, kaynakların yok olması ve zayıf altyapı ile beraber istikrarsızlık dış müdahaleye zemin hazırladı.

Suud yönetimi Şii Husilerin İran tarafından desteklendiğini iddia ediyor. Hem İran hem de Husiler bu iddiayı red etse de Şii dünyanın hamisi konumundaki İran’ın Husileri dolaylı da olsa desteklediğinde şüphe yok.

İran’ın bölgede etkinliğini artırması üzerine Suud Rejimi öncülüğünde kurulan koalisyon güçleri –ABD’nin de icazetini almak suretiyle- Yemen’de son derece dramatik bir katliama imza atıyor. Bu müdahale ile birlikte bölge hem daha da istikrarsızlaştı hem de sivil halk –BM ifadesine göre- yüz yıldır görülmemiş bir açlık ve kıyıma maruz kaldı.

Ülkenin tamamı çatışma bölgesine dönüştüğü için insani yardım faaliyetleri durma noktasına gelmiş durumda. BM kaynaklarına göre 30 milyonluk ülkenin dörtte üçü yani yaklaşık 22 milyon kişi ‘acil insani yardıma ve korunmaya muhtaç’. 2 milyondan fazla Yemenli yerlerinden edildi. Bağımsız araştırma kuruluşlarına göre 50 binden fazla sivil yaşamını yitirdi. Mart 2015’ten bu yana gerçekleşen 18 bin hava saldırısının üçte biri sivillere yönelik düzenlendi. Yaklaşık 9 milyon insan için yiyecek bulma garantisi, yani gıdaya ulaşma imkânları yok. 500 binden fazla çocuk akut derecede yetersiz besleniyor. 16 milyon Yemenlinin hijyen koşulları ve temiz su kaynaklarına ulaşımı yok.  Bu sebeple, son iki yılda 2 milyona yakın kolera vakası tespit edildi ve 2017 başından bu yana yaklaşık 3 bin kişi koleradan hayatını kaybetti.

Yine BM kaynalarına göre; “Yemen’de her 10 dakikada 5 yaş altında bir çocuk önlenebilir sebeplerden hayatını kaybediyor.”

Görüldüğü gibi, Yemenin hali siyasi çekişme ve iktidar mücadelesini çoktan aşmış durumda. Bu coğrafyada hatta dünyada son yüz yılın en büyük dramı yaşanıyor. Başta BM olmak üzere bütün dünya kayıtsızlıkla olayların istatistiklerini tutmakla yetiniyor. Bazı gönüllü sivil inisiyatiflerin dışında Yemen’e hiçbir insani yardım ulaştırılamıyor. İnsani yarımların ulaşmasına zemin sağlamak üzere, çatışmaları durdurmak için bir çaba da yok.

Halkların hükümetler üzerinde baskı kurmasını engellemek için olsa gerek, Yemen olabildiğince dünya kamuoyunun gündeminden uzak tutulmaya çalışılıyor. Düzensiz fasılalarla gelen görüntü ve haberler de maalesef çok fazla gündem oluşturmuyor.

Kaşıkçı hadisesi ve son dönemde medyada yer alan, en nasırlı vicdanları bile kanatacak kadar keskinlikteki görüntüler üzerine ABD, çatışmaların durması için 30 günlük süre tanıdığını dünya kamuoyuna bildirdi. Bu son derece anlamsız, silik ve umursamaz bir bildiri. Yine BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği taraflara silah tedarik edilmemesi konusunda son derece trajikomik bir çağrıda bulundu.

Görüntülerden ve haberlerden en çok etkilenmesi gereken bizim ‘Müslüman Dünyadan’ bahsetmek bile istemiyorum. Herkes kafasını kuma gömmüş bir vaziyette, empatiden bile yoksunuz. TV ve internet medyasındaki görüntülere bir iç çekip, hızla geçiyoruz.

Son derece duyarsız ve tepkisiz bir şekilde her gün, her saat, her dakika; ağlamaya bile mecali kalmamış bir çocuğu, annesinin sütü olmadığı için parmağını emdirdiği yeni doğmuş bir bebeği, kucağında açlıktan ölen çocuğundan habersiz ne yapacağını bilmeyen anneyi, ‘sadece ağaç yaprakları, kökler ve ot yiyoruz’ diyen bir babayı kaybediyoruz. Sadece onları değil, insanlığımızı ve Müslümanlığımızı da kaybediyoruz maalesef.

 
Etiketler: Görmezden, gelinen, katliam:, ‘YEMEN’,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
01 Nisan 2019
Tuhaf zamanlar
29 Ocak 2019
Adana Mutabakatı
10 Ocak 2019
Şimdi ne olacak; Şaşkınlığı(!)
19 Aralık 2018
Neler Oluyor…
04 Aralık 2018
Nereye kadar siyaset…
29 Kasım 2018
Suudi Rejimin meşruiyeti.
27 Kasım 2018
Seçilebilmek ya da Seçilememek
19 Kasım 2018
LİBYA paylaşılırken(!)
05 Kasım 2018
4 Kasım’ın anlamı
30 Ekim 2018
Çöl Davos’u
24 Ekim 2018
İttifak, Müttefik ve diğerleri.
23 Ekim 2018
Bir ‘Kaşık’ suda fırtına!
29 Ocak 2017
Eski yazı
02 Ocak 2017
Ateşkese Doğru…
10 Aralık 2016
Demokrasiyi ‘Başkan’lasakta mı saklasak?
17 Kasım 2016
Ya Devlet Başa…
17 Ekim 2016
Abartıyor muyuz?
15 Ağustos 2016
Beyaz Geceler…
18 Temmuz 2016
Ooo Çocuklar, Bu kez başaramadı…
28 Haziran 2016
Renklerin dili…
17 Mayıs 2016
Dracula Siyaseti.
13 Nisan 2016
Nesli Muhafaza.
11 Mart 2016
Unpredictable
22 Şubat 2016
Güvenlik Şeridi
28 Ocak 2016
Türkiye İran –Yeni Bir Sayfa-
27 Aralık 2015
Paralel Anafor ve Terör
18 Aralık 2015
Hariciye ve İç Politika İhaneti
10 Aralık 2015
Rusya’ya Acem Oyunu…
25 Kasım 2015
Rüştün İspatı…
10 Kasım 2015
Umudun adı…
20 Ekim 2015
Kasım’a 10 kala…
22 Eylül 2015
Geçen haftadan devam...
11 Eylül 2015
Düne dair birkaç söz.
20 Ağustos 2015
Karmaşadan Düzene…
23 Temmuz 2015
Duyarsızlık ortak olmaktır…
26 Haziran 2015
Krizler ve Fırsatlar
12 Haziran 2015
Milli Mutabakat…
03 Haziran 2015
Yüzyılın Seçimi…
26 Mayıs 2015
Spontane yazı…
08 Mayıs 2015
Müsademe-i Efkâr
30 Nisan 2015
Et-tekraru Ahsen Velev Kane Yüz Seksen
25 Nisan 2015
Kaç Demirtaş’tan “Çipras” Çıkar?
Haber Yazılımı