Yazı Detayı
01 Şubat 2020 - Cumartesi 20:45
 
İDLİB DÜŞERSE, DEVRİM HAREKETİ DÜŞER
Dr.İmbat MUĞLU
imbatmuglu@gmail.com
 
 

İdlib, bulunduğu jeopolitik konumu itibari ve bünyesinde barındırdığı silahlı örgütlerin çeşitliliği yönünden Suriye’nin en hassas ve kritik bölgesidir. Jeopolitik olarak İdlib, Suriye'nin kuzeyinde ve Türkiye'nin Hatay ilinin karşısındaki Suriye topraklarında yer alan bir eyalettir. Türkiye ile 130 kilometrelik sınır komşuluğu olan İdlib'in doğusunda Halep, kuzeyinde Halep'in Afrin ilçesi, güneyinde ise Suriye rejiminin kalelerinden Lazkiye ve Hama yer alıyor. Rejim için önem arz eden bir çok noktaya ve özellikle Lazkiye eyaletine yönelik saldırıların bir çoğu İdlib üzerinden yapılmıştır. Bununla birlikte Suriye rejimi iç savaşın ilk yıllarında sorunu çözmek yada uzaklaştırmak için muhalif silahlı örgütlerin silahları ve aileleri ile birlikte istedikleri bölgeye gidebilecekleri konusunda bir uzlaşma metni hazırladı. Bu çerçevede silahlı ve silahsız muhaliflerden milyonlarca kişi ile birlikte, binlerce terörist İdlib’e göç etti. Bu göç dalgasının her geçen gün artması ile  DEAŞ-YPG/PKK ve rejim askerleri  halka yapmış oldukları zulüm, işkence, tecavüzler neticesinde muhaliflerin kaçış ve sığınma eyaleti yine İdlib oldu. Bu göçlerle şehrin nüfusu bir anda 4 milyonu aştı. İdlib eyaleti, radikal örgüt El Kaide'nin Suriye kolu olan Nusra Cephesi olarak bilinen Heyet Tahrir el Şam (HTŞ) tarafından kontrol ediliyor. HTŞ dışında Ulusal Kurtuluş Cephesi, Hurras el Din (Dinin Muhafızları)  örgütü ve bunlarla birlikte birçok yabancı cihatçıda bölgede önemli bir varlık gösteriyor. İdlib iç savaşın başından itibaren lojistik, cephane ve insan kaynağı bakımından savaşı besleyen en kritik bölgelerden biri oldu. Türkiye, Rusya ve İran, çatışmaların biran önce bitmesi için, Kazakistan’ın başkenti Astana’da Mayıs 2017’de bir araya gelerek, İdlib ili ve çevresindeki batı Halep, kuzey Hama ve Lazkiye kırsalını da içine alan bölgeyi Gerginliği Azaltma Bölgesi ilan etmişti. Bu çerçevede Türkiye 12 adet, Rusya  13 adet gözlem noktasını kurdu. Onca mutabakat ve görüşmelere rağmen, Esed rejiminin İdlib’e operasyonları neredeyse hiç durmadı. Bu operasyonlara dair en büyük bahanesi ise  İdlib’teki El Kaide unsurları olan Heyet Tahrir Şam adlı örgütü terörist grup olarak görmesi. Rusya ve İran Astana Anlaşmalarını çoğu zaman hiçe sayarak, Esed rejimine destek vermektedir. Bu destekten güç alan rejim güçleri aralıksız İdlib’e saldırı gerçekleştiriyor. Esed rejiminin  ve Rus uçaklarının saldırıları sonrası İdlib'in bir çok bölgesi boşatıldı. Rusya'nın şiddetli hava saldırılarından güç alan Esed rejimi ordusu ve İran destekli gruplar, bölgede adeta zulüm yapıyor. Bununla sınırlı kalmayan rejim elde ettikleri toprakları, İran denetiminde bulunan gruplara peşkeş çekmektedir. Suriye’nin geleceği Esed  ile yeniden devam etmesi üzerine kurulu Suriye Anayasa Komitesi'nin nihai hedeflerine ulaşması sonrası, Suriye’de yapılması planlanan referandumda Esed tekrar seçilmek için şimdiden her türlü yol ve yöntemi denemektedir. İdlib’de bulunan sivilleri kendi tarafına çekmesi en bariz örneklerinden sadece bir tanesi. Şöyle ki Esed  muhaliflerin son kalesi ve en sorunlu bölge olarak gördüğü İdlib’i ele geçirerek burada otoritesini yeniden tesis etmek istiyor. İdlib sınırında kontrolünü elinde tuttuğu bölgelere sivil halkın geçmesi için her türlü; propaganda, davet, vaat gibi faaliyetlerde bulunuyor. Rejim tarafına geçen halk eğer sayıları milyona yakın bir oranda olsa tekrar tekrar anons, ilan, bildiri gibi kitlesel iletişim araçları ile davet etmeye devam edecek. Davette icap edilmeyenler terörist statüsüne alınacak. Kendi tarafına geçen halkı propaganda malzemesi olarak kullanacak. İdlib’i terk etmeyenlere terörist diyecek ve bombalayarak yok edecek. Bu katliamı yaparken de yandaşları uluslar arası arenada taraf toplayarak Esed’in kıyımlarını meşru zemine oturtacaklar. Durum böyle olunca canını kurtarmak için sadece son bir yıl içerisinde Türkiye sınırı yakınlarına 1 milyon’dan fazla sivil göç etmek zorunda kaldı. Rusya destekli bombardımanlarda, 2000'den fazla sivil can verdi. Ölümün her saniye kol gezdiği İdlib’de insani dram her gün derinleşiyor. Ve sadece Türkiye bu insani drama hem sahada askeri gücü ve çok sayıda yardım kuruluşu ile kaçan sivillerin yaralarını sarmaya çalışıyor hemde masada Suriye’nin toprak bütünlüğü, huzuru ve güvenliği için tüm diplomatik ilişkileri devreye sokuyor. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İdlib'e ilişkin şu değerlendirmelerde bulunmuştu: "Rusya ile gerek Soçi gerek Astana'da bazı görüşmeler ve anlaşmalar oldu. Bu anlaşmalara Rusya'nın sadık kalması halinde, biz de aynı sadakatle yola devam ederiz. Şu an itibarıyla maalesef Rusya, Astana'ya da Soçi'ye de sadık değil. Arkadaşlarımız muhataplarıyla görüşmeler yapıyor. Bu görüşmelerde de kendilerine, 'İdlib'de bu bombalamaları vesaire durdurdunuz durdurdunuz, durdurmadığınız takdirde bizim artık sabrımız tükeniyor. Bundan sonra ne gerekiyorsa biz de bunu yapacağız.' diye ifade ediliyor. En son Halep'ten bizim tarafa atışları var. Bunlara biz bir yere kadar sabrederiz, sabrettik ama ondan sonra da biz göbeğimizi keseriz." İdlib meselesine Türkiye özelinde baktığımızda karşıma birden çok ve çözümü ağır yada imkansız sorunlar çıkmakta. İdlib Suriye Savaşı'nda son sahne olacağı kuvvetle muhtemel. Rejim ve ortaklarının yapmış olduğu sivil katliamlar ile yeni bir göç dalgası Türkiye’ye doğru olacaktır. İdlib’in düşmesi ile siviller ya Afrin'e geçecek ya da Türkiye'ye sığınacak. Örgütlerin saldırı ve savunma hatları önemli ölçüde sivil yerleşim alanlarında olması nedeniyle  çatışmalarda sivil kayıpların çok olacağı anlamına geliyor. İdlib düşerse Türkiye açısından 2016 yılından itibaren DEAŞ,PKK/YPG gibi terör örgütlerinden arındırılmış Fırat Kalkanı, Zeytindalı ve Barış Pınarı harekat alanlarındaki kazanımlar da tehlikeye girebilir. Çünkü Esed rejimi uzun süreden beri PKK/YPG terör örgütünü İdlib’e yapılacak kara harekatında kullanmak için  görüşmeler yapmaktadır. Türkiye’nin İdlib’te bulunan 12 gözetleme noktasındaki Mehmetçik ve Suriye güdümünde ki  PKK/YPG ile karşı karşıya gelmesi kaçınılmazdır. Çünkü terör örgütü PKK/YPG Esed rejimi, İran ve Rusya’nın da vereceği destek ile İdlib sonrası, Afrin’e saldırıya geçme planları yapacaktır. Afrin ile başlayan bu saldırılar yakın gelecekte Türkiye’nin desteklediği ÖSO elindeki diğer bölgelere de sıçrayacaktır. Bu sıçrama ile başta ABD olmak üzere Rusya, İran ve BM Türkiye’yi yalnız bırakacaktır. Esed rejim yanlıları muhaliflerle irtibat kurup propaganda faaliyetleri yapacaklar. Esed rejiminin yeni Anayasa ile arındığını ve güzel bir gelecek Suriye’yi bekliyor yalanı ile muhaliflerin bir çoğunu kandıracaklar. Bazı muhaliflere nakdi yada ticari rant kapıları sunularak rejim tarafına geçmelerini sağlayacaklardır. Esed yeni Anayasa ve liderlik koltuğu için seçime gidecek. Sonuç şimdiden belli Esed rakipsiz (formaliteden birkaç aday olabilir) olarak seçimi kazanacak. Halk beni istiyor diyerek hem idamdan kurtulma planını devreye sokacak hem de Suriye bulunan tüm devletlerin Suriye’yi terk etmelerini isteyecek. İlk önce Türkiye aleyhtarı eylemler planlayarak, Türk Ordusu’nun Suriye topraklarında çıkmasını isteyecekler. Eğer halk eylemleri yetersiz kalırsa uluslar arası güçleri devreye sokarak Türkiye’nin topraklarında çıkmasını sağlayacaktır. İdlib Esed rejimi karşıtlarının son kalesi konumunda. Bu son kalenin düşmesi ile devrim hareketi misyonu başarısız bir şekilde tamamlanmış olarak tarihin kanlı sayfalarında yerini alacaktır. Ama şunu da bütün dünya bilmelidir ki söz konusu Vatan, Millet ve Bayrak olunca 82 milyon Türkiye bir olur ve sınır hattında dün, bugün olduğu gibi yarında bir terör koridoru yada terör devletinin kuruluşuna müsaade etmeyecektir.

                                                                                                         

                                                                                                                           Dr. İmbat MUĞLU

 
Etiketler: İDLİB, DÜŞERSE,, DEVRİM, HAREKETİ, DÜŞER,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
28 Eylül 2020
BİR VATAN AŞIĞI: SÜLEYMAN SOYLU
21 Eylül 2020
PKK KİM?
15 Eylül 2020
SURİYE KÜRTLERİ
07 Eylül 2020
KAPANMAYAN YARA; AYLAN KURDİ
04 Eylül 2020
DOĞU AKDENİZ EKSENİNDE TÜRKİYE
01 Eylül 2020
Doğu Akdeniz’de Türk Rüzgarı
30 Ağustos 2020
Türkiye-İran Sınırında Güvenlik
22 Ağustos 2020
TSK’nın BAŞARISI
15 Ağustos 2020
DOĞU AKDENİZ BEKAMIZDIR…
02 Ağustos 2020
ABD VE PKK/YPG için DEAŞ
24 Temmuz 2020
LİBYA’DA BARIŞ
21 Temmuz 2020
MISIR TÜRKİYE İLE SAVAŞIR MI?
20 Temmuz 2020
ERMENİSTAN’IN HEDEFİ YENİ BİR DÜNYA SAVAŞI
09 Temmuz 2020
İDLİB İZLENİMLERİ
28 Haziran 2020
ERMENİLERİN KARABAĞ’DA KÜRT SOYKIRIMI
25 Haziran 2020
ENKS VE PKK/YPG İŞBİRLİĞİ
21 Haziran 2020
“BABA” DEMEYİ ÖZLEYENLERE
20 Haziran 2020
PENÇE KAPLAN OPERASYONU ‘Zafer Süngünün Ucundadır’
20 Haziran 2020
PENÇE-KARTAL OPERASYONU
08 Haziran 2020
RUSYA SAVAŞ İÇİN TÜRKİYE BARIŞ İÇİN SURİYE’DE
02 Haziran 2020
DARBECİ HAFTER VE LİBYA
01 Haziran 2020
KORONOVİRÜS BİYO-TERÖR OLABİLİR Mİ?
30 Mayıs 2020
ŞEHİDİM
27 Mayıs 2020
KARA LEKENİN 60.YILI
26 Mayıs 2020
ÇOCUKLAR ÖLMESİN
17 Mayıs 2020
MİLLİ ve YERLİ TARIM DEVRİ
11 Mayıs 2020
İNCİ TANEM
02 Mayıs 2020
KUT’ÜL AMARE ZAFERİ
01 Mayıs 2020
ATAM
23 Nisan 2020
ATAM’IN ARMAĞANI YÜZ YAŞINDA
21 Nisan 2020
NUSRA CEPHESİ
16 Nisan 2020
KORONAVİRÜS DENKLEMİ
14 Nisan 2020
SURİYELİ ÇOCUKLAR
09 Nisan 2020
SAVAŞIN ÇOCUKLARI
04 Nisan 2020
SURİYE SAVAŞI KORONAVİRÜSÜ’NE YENİK Mİ DÜŞECEK?
01 Nisan 2020
COVID-19 DÜNYAMIZI YENİDEN ŞEKİLLENDİRECEK
31 Mart 2020
TERÖRİST BAŞI ÖCALAN’IN İSLAM DÜŞMANLIĞI
26 Mart 2020
TÜRKİYE’SİZ BİR LİBYA SURİYE OLUR
22 Mart 2020
KORONAVİRÜS BİR BİYO-TERÖR ARACI MI?
10 Mart 2020
İSRAİL’İN FİLİSTİN İLE BAŞLAYAN TOPRAK KAZANIMI SURİYE İLE DEVAM EDİYOR
15 Şubat 2020
HER ŞEY SURİYE’NİN GELECEĞİ İÇİN
23 Ocak 2020
Almanya’nın PKK Kartı-II
22 Ocak 2020
Almanya’nın PKK Kartı -I
07 Ocak 2020
Kasım Süleymani’nin Öldürülmesin Arkasındaki Sır Perdesi
26 Aralık 2019
ASALA ve PKK ‘NIN İŞBİRLİĞİ
06 Aralık 2019
PKK İSLAM DÜŞMANIDIR...
02 Aralık 2019
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî ve Şeb-i Arûs
28 Ekim 2019
CUMHURİYET
23 Ekim 2019
SOÇİ MUTABAKATI
16 Ekim 2019
SURİYE’NİN YARINI
09 Ekim 2019
EY FIRAT
23 Eylül 2019
TARİHE İZ BIRAKAN “AKSAÇLI”
09 Eylül 2019
ACININ DİLİ TEKDİR
02 Eylül 2019
ÇIKMAZ SOKAK SURİYE
26 Ağustos 2019
GÜVENLİ BÖLGE
06 Ağustos 2019
ENERJİ KİMLİK BELGESİ OLMAYAN BİNALARIN ALIMI SATIMI YAPILAMAYACAK
13 Temmuz 2019
DÜNYANIN ACİL KODU S-400
11 Temmuz 2019
Srebrenitsa Katliamı…
08 Temmuz 2019
S-400 HAVA SAVUNMA SİSTEMİ
20 Haziran 2019
BAŞARAMADILAR BAŞARAMAYACAKLAR!
11 Haziran 2019
KARDEŞLİK
27 Mayıs 2019
YOK ARTIK !
20 Mayıs 2019
19 MAYIS BAĞIMSIZLIK DİRENİŞİ
16 Mayıs 2019
İTİRAFÇI TERÖRİSTLERE PARA ÖDÜLÜ
13 Nisan 2019
Şehit Esma el-Biltaci
11 Nisan 2019
GÜVENLİ BÖLGESİZ BİR SURİYE
08 Nisan 2019
ORTADOĞU’DA OLMANIN BEDELİ
25 Mart 2019
KOD ADI GOLAN HEDEF BÜYÜK İSRAİL DEVLETİ
22 Mart 2019
‘’Bir aşk hikayesi;Tunceli...’’
18 Mart 2019
Dünya tarihini değiştiren savunmamın adıdır ÇANAKKALE...
04 Mart 2019
DERİN YARANIN ADIDIR 28 ŞUBAT
11 Şubat 2019
ABD VE AVANESİNİN ÇELİŞKİLERLE DOLU SURİYE POLİTİKASI
05 Şubat 2019
SURİYE İÇİN ZAMAN BOLİVYA SAATİ
30 Ocak 2019
ÜNİVERSİTELERE PAPAĞAN ALMAYIN!
26 Ocak 2019
TÜRKİYE- SURİYE İLİŞKİLERİ
15 Ocak 2019
ABD’NİN SURİYE TUTARSIZLIĞI
14 Ocak 2019
BABA ÖZLEMİ
23 Aralık 2018
TARİHİN EN BEYAZ GÜNÜ SARIKAMIŞ
19 Aralık 2018
FIRAT'IN DOĞUSU NERESİDİR VE NEDEN ÖNEMLİ?
09 Aralık 2018
SON EVRENSEL İMPARATOR SULTAN II.ABDÜLHAMİT HAN
09 Kasım 2018
ÖDÜL ALAN TERÖRİST
28 Ekim 2018
BİZİM CUMHURİYET
18 Ekim 2018
KUNDAKTAKİ BEBEKTEN KORKAN İNSANLIK DÜŞMANI PKK’NIN KATİL YÜZÜ
30 Eylül 2018
Kadim Şehir Cizre
17 Eylül 2018
12 EYLÜL GELECEĞE DARBE YAPTI
10 Eylül 2018
9 EYLÜL’de ’’Megalo İdea’’ DENİZE DÖKÜLDÜ
31 Ağustos 2018
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI
25 Ağustos 2018
PKK TERÖR ÖRGÜTÜ NASIL BİTER
19 Ağustos 2018
55 YILLIK BASIN ÇINARI YAVUZ DONAT İLE; ÖNCE GARP SONRA ŞARK
08 Ağustos 2018
​TESCİLLİ BEBEK KATİLİ PKK
21 Temmuz 2018
Ayşe Tatilden Bir Daha Dönmedi!
16 Temmuz 2018
ÇANAKKALE RUHUNUN YANSIMASIDIR 15 TEMMUZ
13 Temmuz 2018
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi;
05 Temmuz 2018
FETÖ ve PKK’nın Birlik Temeli ‘’Mesele Türkiye Düşmanlığıysa Gerisi Teferruattır’’
28 Haziran 2018
Neden DEVAM
12 Haziran 2018
KANDIL TEK BIR DAĞ DEĞILDIR…
09 Haziran 2018
PKK’yı Terör Örgütü Olarak Görmeyenlere Kısa Bir Hatırlatma
05 Haziran 2018
PKK’NIN KÜRT DÜŞMANLIĞI
28 Mayıs 2018
27 MAYIS 1960 DARBESİ
24 Mayıs 2018
D İ R E N E C E Ğ İ Z
20 Mayıs 2018
NEKBE
07 Mayıs 2018
24 HAZİRAN TÜRKIYE’NIN YENIDEN ŞAHLANIŞININ ADIDIR.
29 Nisan 2018
24 HAZİRAN KIRINTILARDAN KURTULMA GÜNÜDÜR
27 Nisan 2018
Bir Anadolu Yiğidi Abdin Öztürk
23 Nisan 2018
Tek Hikayesi Vatan Sevgisi Olan Kişinin Adıdır Ziya Sözen
19 Nisan 2018
SURİYELİ KARDEŞLERİMİZ
16 Nisan 2018
ODA SEÇİMLERİNDE İHANET ŞEBEKESİ FETÖ KOKUSU
09 Nisan 2018
1000 Yıllık Türk – Kürt Kardeşliği
07 Nisan 2018
KORUCULAR OLMASAYDI...
29 Mart 2018
Türkiye Yanlışı Bozar
18 Mart 2018
ÇANAKKALE DESTANI
13 Mart 2018
ABD’NİN SURİYE TUTARSIZLIĞI
25 Şubat 2018
PKK’nın ‘‘KÜRT KARTI’’ Afrin’de Tutmadı
08 Şubat 2018
AFRİN "Zeytin Dalı Harekatı"
07 Şubat 2018
ZEYTİN DALI HAREKATINDA MESKUN MAHAL MUHAREBESİ
Haber Yazılımı