İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR !
Yazı Detayı
13 Nisan 2020 - Pazartesi 13:48
 
KORANA GÜNLERİNDE MARKALAR NASIL İLETİŞİM KURMALI?
Derya Filiz Korkmaz
 
 

Korana Virüs salgını yaşamımızın her alanını etkilemeye devam ediyor. Sağlığımızı ve etkileşimde olabileceğimiz diğer tüm insanları korumak için evimizde kalmamız gereken bu süreçte bir yandan da işimizle ilgili kaygılar yaşıyoruz. İş dünyası zor günler geçiriyor. Bu sağlık krizi ekonomik krizi ve doğru yönetilemezse ise birçok başka krizi de tetikleyebilecektir. Zira alışık olmadığımız bir belirsizlik ile karşı karşıyayız. Artık yeni bir hayat tarzına adapte oluyoruz. Şu an pek çok çok şirket kriz yönetiminde ve pazarlama iletişimde neler yapması gerektiğini düşünüyor.

Bu nedenle iş dünyasının yüklerini hafifletmek ve kriz yönetimine nelere dikkat edilmesi gerektiğine dair görüşlerimi paylaşmak isterim.

1. Mevcut Durumunuzu İyi Analiz Edin

Olağanüstü bir dönemden geçtiğimizin farkında olmamız gerekiyor. Pandemi sürecinde tüketici alışkanlıkları tamamen değişmiş durumda. Hiç bir şey olmamış gibi bu gündemden önceki iletişimin aynısının yapılmaması gerekiyor. Bu kriz sürecinde hem kendi durumumuzu hem de tüketicinin davranışlarını iyi analiz edip ona göre bir aksiyon almamız lazım. Markalar çalışanlarının, hedef kitlelerinin ve paydaşlarının kaygılarını anlamalı, içtenlikle onlara nasıl destek olabileceklerini düşünmeli. Tüketiciye yeni durumda nasıl ulaşabiliriz bunun yollarını araştırmamız gerekiyor. Sunduğumuz ürün ve hizmetlerin kesintisiz sürdürüldüğünü müşterilerimize uygun araçlarla iletmemiz şart. Tabi ki bunu yaparken de salgına karşı alınması gereken tedbirleri uyguladığımızı da vurgulamamız şart. Durum analizi yaptıktan sonra da mevcut iletişim planlarımızı güncelleyip yeni duruma adapte olmalıyız.

2.Fırsatçı Durumuna Düşmeyin

Ticari bir işletme olarak satış yapmamız, giderlerimizi karşılamamız ve yeni yatırımlar için kar etmemiz gerekiyor. Ama bu dönem kısa dönedeki kazançları düşünmek için doğru bir zamanlama değil. Bu pandemi bütün insanların en değerli varlığı olan sağlığını tehdit eden bir kriz. Dolayısıyla hiçbir şeyin insanların sağlığından daha önemli olduğunu unutmamız gerekiyor. Hırsla hareket edip insanların gözünde fırsatçı durumuna düşersek kriz sürecinden sonra hiç istemediğimiz bir konumda kendimizi bulabiliriz. Ancak hiçbir şey yapmadan krizi seyretmek de doğru değil. Bu dönemde geleceğe dair plânlar ve risk analizleri yapmak, yeni pazarlama stratejileri geliştirmek ve yeni hedefler belirlemek de üretimin ve çalışmanın bir parçasıdır. Bu yöndeki çalışmalarınızı da hızlandırarak devam etmenizi öneririm.

3. İletişim Kanallarınızı Açık Tutun

Şirketler bu dönemde markaları da karantina altına almaktan çekinmeli ve iletişimleri devam ettirmeliler. İletişim mecralarınızda gündeme uygun, markanızla bağdaştırabileceğiniz içerikler üretmelisiniz. Evinde oturan bir kitlenin sizi takip ettiğini düşünürseniz, bu bakımdan ürün ile evde oturan kitle arasında bir bağ kurarak onları markaya yakınlaştıracak adımların atılması faydalı olacaktır. Fiziki olarak müşterilerimize hizmet verdiğimiz mekanları kapatmış olabiliriz. Ama günümüz teknoloji ortamında iletişim kanalları çok çeşitli. Eğer bu güne kadar dijitalleşme anlamında bir adım atmamışsak bu kriz belki aklımızı başımıza getirmemiz için bir uyarı da olabilir. İnternet ve sosyal medyanın gücünü hafife almamalıyız. Bu dönemde remote çalışma alt yapısı olan, bulut tabanlı hizmet verebilen, dijital kaynakları verimli kullanabilen şirketlerin bu mücadelede daha güçlü çıkabileceği de aşikardır.

4. İletişim Dilinize ve İçeriğine Dikkat Edin!

 Müşterilemizle iletişim haline olmak demek onları boğmak demek değildir. Zaten pandemi ile ilgili genel mesajlar bütün mecralarda yeterince yer alıyor. Genel mesajlar vermek bu dönemde doğru değil, marka olarak biz neler yapıyoruz, kendimizi nasıl konumlandırdık, verdiğimiz hizmetlerde müşterileri ilgilendiren ne gibi değişikler yaptık bunları kısa ve öz bir şekilde müşterilerimize iletmemiz yeterli. Ayrıca biz dili kullanılmasına da dikkat edilmeli. Bu süreci ‘birlikte atlatacağız, biz dikkat edersek olur’ gibi bir iletişim dili kullanılmalıdır. İnsanların gündemdeki olaylarla ilgili kafasındaki soru işaretlerini giderebilecek uzman kişilerin görüşlerine yer verebilirsiniz.

Eğer pandemi sürecinde hizmetlerinizde aksamalar oluyorsa bu konuda müşteri ve tedarikçilerinizle açık bir iletişim dili kurmalısınız. Bu yüzden neyi neden yaptığınızı veya yapamadığınızı sebepleriyle iyi anlatmanız, alacağınız tepkilerin yumuşamasını sağlayacaktır. Olumsuz tepkileri bertaraf etmek adına hem kurum içi hem de müşterilerle olan iletişiminizi oldukça şeffaf ve net yapın.

5. Çalışanlarınızı da Dinleyin

Çalışanlarınızın da birer müşteri ve tüketici olduğunu, hatta onların aileleri, arkadaşları, tanıdıkları ile özellikle sizin markanızı en iyi bilen kişiler olduğunu unutmayın. Hakkınızda içeriden yapılacak ya da içeriden referans gösterilerek paylaşılan bir yorum sizi çok zor bir durumda bırakabilir. Bu yüzden çalışanlarınızın fikirlerine, ihtiyaçlarına kulak verin. Onların aidiyet duygularını zedelemeyin. Marka olarak bu günlere gelirken sizin yanınızda olanların zor günlerde siz de yanında olun. Bu süreçte tüketici, müşteri, personel, tedarikçi dahil tüm paydaşlarını rahatlatacak şekilde kurumsal sorumluluk göstermeye önem vermeli.

6. İletişim Profesyonellerinden Destek Alın

Özellikle ajansların bu aşamada hizmet verdiği markaların krizde aldıkları/alacakları pozisyon için maksimum derecede proaktif olmaları, bu bağlamda marka ile birlikte çözüm üretmeleri çok önem arz ediyor. Bu anlamda tüm kısa ve orta vadeli planlar gözden geçirilmeli ve gerekli güncellemeler ivedilikle yapılarak hayata geçirilmeli. Motivasyonu yüksek, kendine ve geleceğe güvenen bir marka imajı oluşturmak, müşterilerin gözünde markanın güvenilirliğini artıracaktır. İletişim profesyonelinin en önemli rollerinden biri, sorumlu olduğu marka mevcut krizi atlatırken ona en iyi şekilde rehberlik etmektir.

7. Her Şeyden Önce Sağlık

Bu döneme hem müşterilerinizin hem de çalışanlarınızın sağlığının her şeyden önemli olduğunu unutmayın. Bugün her şeyden çok dayanışmaya ve umutlu olmaya ihtiyacımız var.

 

Sağlıcakla Kalın!

Derya Filiz Korkmaz

Düşler Atölyesi Medya

Derams PR

Ajans Başkanı

 
Etiketler: KORANA, GÜNLERİNDE, MARKALAR, NASIL, İLETİŞİM, KURMALI?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı