Yazı Detayı
02 Aralık 2019 - Pazartesi 16:35
 
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî ve Şeb-i Arûs
Dr.İmbat MUĞLU
imbatmuglu@gmail.com
 
 

Asıl adı Muhammed Celâleddin olan İslam düşünce tarihinde öne çıkan şahsiyetlerden Mevlânâ Celaleddin-i Rûmî 30 Eylül 1207’de  (6 Rebîülevvel 604) bugünkü Afganistan, o dönemde İran sınırları içerisindeki Horasan’ın Belh şehrinde dünyaya geldi. Annesi Belh emiri Rükneddinin kızı Mümine Hatundur. Babası Belh şehrinin ileri gelen bilginlerinden olup, bilginlerin sultanı unvanını almış olan Hüseyin Hatibi oğlu Bahaeddin Veleddir. Babası Sultanü-l Ulema Bahaeddin Veled bazı siyasi olayların ve yaklaşmakta olan Moğol istilasının nedeniyle Belh şehrinden ayrılmak zorunda kalmıştır.1214 yılında Bağdat’a, ve daha sonra Kûfe yolu ile Kâbe'ye hareket etti. Hac farizasını yerine getirdikten sonra dönüşte Şam'a uğradı. Göç kervanıyla Şam'dan sonra Malatya, Erzincan, Sivas, Kayseri, Niğde yolu ile Karaman geldi. Karaman’da bir müddet kaldıktan sonra, nihayet Konya’yı seçip oraya yerleştiler. Mevlana Celaleddin Rumî, daha küçük yaşlardan itibaren kendisine bahşedilen istidat ve kabiliyetler dâhilinde olağan üstü haller yaşamıştır.4 yaşında babasından felsefe, filoloji ve din dersleri almaya başlar.Batıdaki Anadolu Selçuklu topraklarına Rum diyarı denildiği için isminin sonuna “Rum-i” (Rum diyarında yaşayan) eki alır. Babası Sultânü'l-Ulemâ, 12 Ocak 1231 yılında Konya'da vefat ettikten sonra Mevlana, medresede ders vermeye başlar. Sevgi ve saygı göstergesi olarak öğrencileri ve sevenleri tarafından “Mevlana” (Efendi) lakabı verilir. Böylece ismi ünvan ve sıfatlarla birlikte tam olarak “Mevlana Muhammed Mustafa Celaleddin-i Rum-i” olur. Türkçe konuşulan yerlerde ve İran’da kısaca Mevlana denilmektedir. Mevlâna 15 Kasım 1244 yılında Anadolu´nun en bilinen evliyalarından olan Şems-i Tebrizî ile karşılaştı. Mevlâna Şems'te 'mutlak kemâlin varlığını' cemalinde de 'Tanrı nurlarını' görmüştü. Ancak beraberlikleri uzun sürmedi. Şems aniden öldü. Mevlâna Şems'in ölümünden sonra uzun yıllar inzivaya çekildi. Hazreti Mevlana Şems'ten sonra yaşadığı uzun kederli dönemin ardından "aradığını kendinde buldu." Dirayetli ve nüfuzlu bir babanın, kıymetli bir şeyhin ve büyük bilginlerin alim ve mutasavvıf olarak yetiştirdiği Celaleddin Muhammed, hayatının olgunluk çağına doğru, tarihte örneklerine az rastlanır biçimde ilahi aşkın ateşlediği "Mevlana" olarak toplumun huzurundaydı.Aldığı örnek eğitim, edindiği sağlam ilim, dinmek bilmeyen aşkı topluma büyük bir sevgi, engin bir dünya görüşü olarak yansıdı.Mevlana Kur'an-ı Kerim’i esa alarak yüksek bir irfan düzeyine ulaşmış ve bu alanda çok etkili eserler ortaya koymuşlardır.Arada yüzyıllar geçmiş olsa da, etkileri günümüzde de devam etmektedir; çünkü Mevlana’nın dili ve tefekkür dünyaları evrenseldir.Eserlerinde daima insanı merkez olarak almış ve insanı yaratanına yaklaştıran ve ebedi mutluluğa ulaştıran yolları göstermişlerdir.

Herkesin birbirini anlamasını ve birbirine hoşgörü ile bakmasını, engin anlayışının temeli sayan ve kendisinin hayat görüşünün de Kur’an-ı Kerîm ile Hz. Muhammed (a.s)’ın çizgisi üzere olduğunu sık sık vurgulayan Mevlâna Celâleddin, 17 Aralık 1273 Pazar günü, 66 yaşında iken Konya’da vefat etti. Onun için ölüm aşka ve sevgiliye kavuşmaktı; bu yüzden öldüğü gün asırlardır "düğün gecesi" anlamına gelen “Şeb-i Arûs” adıyla anılıyor. Ölümün, rûhun hürriyete kavuşup hakîkî bir ölümsüzlük ve ikbâle gidiş olduğunu, şu mısrâları ile ne güzel ifâde eder:

“Öldüğüm gün, tabutumu götürürlerken, bende bu dünyâ derdi var sanma!”

“Benim için ağlama, yazık, «vah, vah!» deme! Beni toprağa verdiklerinde de «vedâ, vedâ!» (ayrılık, ayrılık) deme!”

“Mezar bir perdedir ki, onun arkasında cennetin huzûru vardır!”

“Batmayı gördün değil mi? Doğmayı da seyret! Güneş’le Ay’a gurûbdan hiç ziyan gelir mi?”

“Yere hangi tohum ekildi de bitmedi? Endişelenme! İnsan tohumu bitmeyecek diye telâşlanma!”

“Toprağa konulduğumu zannetme! Ayağımın altında yedi gök vardır.”

Vuslatının 746. yıldönümünde Hz. Mevlana'yı Hayırla ve Rahmetle Anıyorum.

                                                                                                                      Dr.İmbat MUĞLU
 

 
Etiketler: Mevlânâ, Celâleddîn-i, Rûmî, ve, Şeb-i, Arûs,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
06 Aralık 2019
PKK İSLAM DÜŞMANIDIR...
28 Ekim 2019
CUMHURİYET
23 Ekim 2019
SOÇİ MUTABAKATI
16 Ekim 2019
SURİYE’NİN YARINI
09 Ekim 2019
EY FIRAT
23 Eylül 2019
TARİHE İZ BIRAKAN “AKSAÇLI”
09 Eylül 2019
ACININ DİLİ TEKDİR
02 Eylül 2019
ÇIKMAZ SOKAK SURİYE
26 Ağustos 2019
GÜVENLİ BÖLGE
06 Ağustos 2019
ENERJİ KİMLİK BELGESİ OLMAYAN BİNALARIN ALIMI SATIMI YAPILAMAYACAK
13 Temmuz 2019
DÜNYANIN ACİL KODU S-400
11 Temmuz 2019
Srebrenitsa Katliamı…
08 Temmuz 2019
S-400 HAVA SAVUNMA SİSTEMİ
20 Haziran 2019
BAŞARAMADILAR BAŞARAMAYACAKLAR!
11 Haziran 2019
KARDEŞLİK
27 Mayıs 2019
YOK ARTIK !
20 Mayıs 2019
19 MAYIS BAĞIMSIZLIK DİRENİŞİ
16 Mayıs 2019
İTİRAFÇI TERÖRİSTLERE PARA ÖDÜLÜ
13 Nisan 2019
Şehit Esma el-Biltaci
11 Nisan 2019
GÜVENLİ BÖLGESİZ BİR SURİYE
08 Nisan 2019
ORTADOĞU’DA OLMANIN BEDELİ
25 Mart 2019
KOD ADI GOLAN HEDEF BÜYÜK İSRAİL DEVLETİ
22 Mart 2019
‘’Bir aşk hikayesi;Tunceli...’’
18 Mart 2019
Dünya tarihini değiştiren savunmamın adıdır ÇANAKKALE...
04 Mart 2019
DERİN YARANIN ADIDIR 28 ŞUBAT
11 Şubat 2019
ABD VE AVANESİNİN ÇELİŞKİLERLE DOLU SURİYE POLİTİKASI
05 Şubat 2019
SURİYE İÇİN ZAMAN BOLİVYA SAATİ
30 Ocak 2019
ÜNİVERSİTELERE PAPAĞAN ALMAYIN!
26 Ocak 2019
TÜRKİYE- SURİYE İLİŞKİLERİ
15 Ocak 2019
ABD’NİN SURİYE TUTARSIZLIĞI
14 Ocak 2019
BABA ÖZLEMİ
23 Aralık 2018
TARİHİN EN BEYAZ GÜNÜ SARIKAMIŞ
19 Aralık 2018
FIRAT'IN DOĞUSU NERESİDİR VE NEDEN ÖNEMLİ?
09 Aralık 2018
SON EVRENSEL İMPARATOR SULTAN II.ABDÜLHAMİT HAN
09 Kasım 2018
ÖDÜL ALAN TERÖRİST
28 Ekim 2018
BİZİM CUMHURİYET
18 Ekim 2018
KUNDAKTAKİ BEBEKTEN KORKAN İNSANLIK DÜŞMANI PKK’NIN KATİL YÜZÜ
30 Eylül 2018
Kadim Şehir Cizre
17 Eylül 2018
12 EYLÜL GELECEĞE DARBE YAPTI
10 Eylül 2018
9 EYLÜL’de ’’Megalo İdea’’ DENİZE DÖKÜLDÜ
31 Ağustos 2018
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI
25 Ağustos 2018
PKK TERÖR ÖRGÜTÜ NASIL BİTER
19 Ağustos 2018
55 YILLIK BASIN ÇINARI YAVUZ DONAT İLE; ÖNCE GARP SONRA ŞARK
08 Ağustos 2018
​TESCİLLİ BEBEK KATİLİ PKK
21 Temmuz 2018
Ayşe Tatilden Bir Daha Dönmedi!
16 Temmuz 2018
ÇANAKKALE RUHUNUN YANSIMASIDIR 15 TEMMUZ
13 Temmuz 2018
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi;
05 Temmuz 2018
FETÖ ve PKK’nın Birlik Temeli ‘’Mesele Türkiye Düşmanlığıysa Gerisi Teferruattır’’
28 Haziran 2018
Neden DEVAM
12 Haziran 2018
KANDIL TEK BIR DAĞ DEĞILDIR…
09 Haziran 2018
PKK’yı Terör Örgütü Olarak Görmeyenlere Kısa Bir Hatırlatma
05 Haziran 2018
PKK’NIN KÜRT DÜŞMANLIĞI
28 Mayıs 2018
27 MAYIS 1960 DARBESİ
24 Mayıs 2018
D İ R E N E C E Ğ İ Z
20 Mayıs 2018
NEKBE
07 Mayıs 2018
24 HAZİRAN TÜRKIYE’NIN YENIDEN ŞAHLANIŞININ ADIDIR.
29 Nisan 2018
24 HAZİRAN KIRINTILARDAN KURTULMA GÜNÜDÜR
27 Nisan 2018
Bir Anadolu Yiğidi Abdin Öztürk
23 Nisan 2018
Tek Hikayesi Vatan Sevgisi Olan Kişinin Adıdır Ziya Sözen
19 Nisan 2018
SURİYELİ KARDEŞLERİMİZ
16 Nisan 2018
ODA SEÇİMLERİNDE İHANET ŞEBEKESİ FETÖ KOKUSU
09 Nisan 2018
1000 Yıllık Türk – Kürt Kardeşliği
07 Nisan 2018
KORUCULAR OLMASAYDI...
29 Mart 2018
Türkiye Yanlışı Bozar
18 Mart 2018
ÇANAKKALE DESTANI
13 Mart 2018
ABD’NİN SURİYE TUTARSIZLIĞI
25 Şubat 2018
PKK’nın ‘‘KÜRT KARTI’’ Afrin’de Tutmadı
08 Şubat 2018
AFRİN "Zeytin Dalı Harekatı"
07 Şubat 2018
ZEYTİN DALI HAREKATINDA MESKUN MAHAL MUHAREBESİ
Haber Yazılımı