Yazı Detayı
19 Aralık 2018 - Çarşamba 19:38
 
Neler Oluyor…
Bilal ÖZKAN
 
 

Dünya ve Türkiye gündemi son derece hareketli. Öyle ki, hızına yetişmek takip edebilmek zaman zaman güç olabiliyor.

Dünya siyasetini ve gündemini belirleyen herkesin malumu olduğu üzere ‘güç’. Aslında dünyanın belirli merkezlerinde planlanan ve devreye alınan gündemleri yaşıyor ve takip ediyoruz.

Dijital-iletişim çağında yaşıyoruz. İnsanların algılarını değiştirmek ve etkilemek için ‘o coğrafyada’ olmanız gerekmiyor.

Teknoloji ve finansmana hükmeden güç neredeyse dünya siyaset ve servetine yön veren ve hükmeden güçte orasıdır. Aslında tek başına genel geçer güç ekonomi; diğerleri (teknoloji, askeri ve siyasi) ekonomik gücün tamamlayıcı unsurları.

Dünya gündeminin en önemli konularından biri ABD-Çin arasındaki ticaret savaşı. ABD kapitalizmin gönümüzdeki merkezi. Her ne kadar 1980’lerde dünyadaki ekonomik payı 35’den bugün 24’lere gerilemiş olsa da en yakınındaki Çin’le arasında 8 gibi büyük bir fark var.

Dünyanın en büyük ilk yirmi şirketi arasında ABD menşeili markaların ağırlığı var. Sonrasında sırayla AB ve Çin geliyor.

Şişkin nüfusuna ve ortaya koyduğu emeğe rağmen Çin ne ABD ne de AB ile mücadele edecek güçte değil. AB ve ABD’li küresel şirketler Çin’in ucuz iş gücünden ve finansal avantajlarından faydalanıyor ve ciddi anlamda Çin’in emeğini sömürüyorlar. Bu da yetmiyor, Çin’in ürettiği mallara kota ve boykot uygulayarak, O dev üretim gücünü kontrol altında tutuyor. Öyle ki, çok övündüğü hukuk sistemini bile bu konuda devreye sokuyor. Çin’in dünya devi Huwei’ye karşı başlattığı dolaylı hukuki mücadele bunun bir göstergesi.

ABD aldığı son kararlarla Çin ekonomisini daha da sıkıştırmaya devam ediyor. Bu arada domine ettiği ekonomileri de aldığı kararlara mecbur ediyor.

Türkiye de ABD’nin aldığı son kararlar çerçevesinde Çin menşeili ürünlere büyük oranlarda vergi getirdi. Bu kararın, Türkiye’deki Çin teknoloji pazarını azaltacağı muhakkak. 

***

Temmuz ayından itibaren ülkemizi etkileyen kur ve faiz manipülasyonu ile Türkiye ekonomisine pranga vurma çabası ile beklediği sonucu alamayan küresel baronlar, yeni planlar uygulamaya koya dursun, Türkiye’de önlemlerini ciddiyetle almaya devam ediyor. Birçok ülkeyi çökertecek derecedeki bu güçlü saldırı, vatandaşa en hafif şekilde htirilmeye çalışılıyor. 

Türkiye kur ve faiz saldırısı sonrasında uzun ve orta vadeli ekonomik politikalarında revizyona gitti. Kısa vadeli hedeflerle bu dönemi atlatmaya çalışıyoruz. Bunun için 100’er günden oluşan hedefler ve programlar açıklanıyor. Kısa fakat etkili adımlarla bu ‘musibetin’ atlatılmasına çalışılıyor. Malumunuz olduğu üzere çok büyük yatırımlar (Şehir Hastaneleri, İstanbul Havalimanı gibi) devam ediyor. Sevindirici olan ne bu büyük projeler ne de yeni projeler yavaşlasa da beklenenin aksine hız kesmeden devam ediyor. ‘ilk 100 günlük’ hedeflerin 97’sinin gerçekleştiğini ve ‘İkinci Yüz Günlük Eylem Planında’ 24 milyar liralık 450 eylem planının hedeflendiği Cumhur Başkanı Erdoğan tarafından açıklandı. İkinci Yüz Günlük Eylem Planında ağırlık sağlık ve ulaştırma alanında.

Ülke olarak kısa ama emin adımlarla bu badireleri de atlatacağız İnşallah.

***

FETÖ ile mücadele hız kesmeden ve ciddiyetle devam ediyor. 17-25 Aralık 2013 ekonomik darbesinin seneyi devriyesinde o günleri üzülerek hatırladık. Gün geçtikçe hedeflenenin ne olduğunu daha net anlayabiliyoruz. Ülkeyi düşürmeye çalıştıkları utancı ve zilleti kendilerinin yaşadığını görmek üzüntümüzü hafifletse de bir daha böyle ihanetlerinin yaşanmaması için millet ve devlet olarak ne kadar uyanık olmamamız gerektiği aşikar.

***

Son olarak sosyal medya ve seçimler konusu var. AK Partinin başlattığı ve diğer partiler tarafından da olumlu karşılanan, propaganda yaparken ses ve görüntü kirliliğine sebep olan uygulamalardan vaz geçilmesi kamuoyundan olumlu not aldı.

Bu seçimlerde bütün siyasi partilerin ve adayların interneti ve özellikle sosyal medyayı etkin şekilde kullanacağını bekliyoruz.

Buradan uyarmak isterim. Bu işinde bazı handikapları yok değil. İşinin ehli olanların danışmanlığında sosyal medya faaliyetlerinin yapılması şart. Aksi takdirde çok hızlı ve engellenmesi güç şekilde yayılan sosyal medya kazalarına maruz kalabilirsiniz.

******

 
Etiketler: Neler, Oluyor…,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
01 Nisan 2019
Tuhaf zamanlar
29 Ocak 2019
Adana Mutabakatı
10 Ocak 2019
Şimdi ne olacak; Şaşkınlığı(!)
04 Aralık 2018
Nereye kadar siyaset…
29 Kasım 2018
Suudi Rejimin meşruiyeti.
27 Kasım 2018
Seçilebilmek ya da Seçilememek
19 Kasım 2018
LİBYA paylaşılırken(!)
12 Kasım 2018
Görmezden gelinen katliam: ‘YEMEN’
05 Kasım 2018
4 Kasım’ın anlamı
30 Ekim 2018
Çöl Davos’u
24 Ekim 2018
İttifak, Müttefik ve diğerleri.
23 Ekim 2018
Bir ‘Kaşık’ suda fırtına!
29 Ocak 2017
Eski yazı
02 Ocak 2017
Ateşkese Doğru…
10 Aralık 2016
Demokrasiyi ‘Başkan’lasakta mı saklasak?
17 Kasım 2016
Ya Devlet Başa…
17 Ekim 2016
Abartıyor muyuz?
15 Ağustos 2016
Beyaz Geceler…
18 Temmuz 2016
Ooo Çocuklar, Bu kez başaramadı…
28 Haziran 2016
Renklerin dili…
17 Mayıs 2016
Dracula Siyaseti.
13 Nisan 2016
Nesli Muhafaza.
11 Mart 2016
Unpredictable
22 Şubat 2016
Güvenlik Şeridi
28 Ocak 2016
Türkiye İran –Yeni Bir Sayfa-
27 Aralık 2015
Paralel Anafor ve Terör
18 Aralık 2015
Hariciye ve İç Politika İhaneti
10 Aralık 2015
Rusya’ya Acem Oyunu…
25 Kasım 2015
Rüştün İspatı…
10 Kasım 2015
Umudun adı…
20 Ekim 2015
Kasım’a 10 kala…
22 Eylül 2015
Geçen haftadan devam...
11 Eylül 2015
Düne dair birkaç söz.
20 Ağustos 2015
Karmaşadan Düzene…
23 Temmuz 2015
Duyarsızlık ortak olmaktır…
26 Haziran 2015
Krizler ve Fırsatlar
12 Haziran 2015
Milli Mutabakat…
03 Haziran 2015
Yüzyılın Seçimi…
26 Mayıs 2015
Spontane yazı…
08 Mayıs 2015
Müsademe-i Efkâr
30 Nisan 2015
Et-tekraru Ahsen Velev Kane Yüz Seksen
25 Nisan 2015
Kaç Demirtaş’tan “Çipras” Çıkar?
Haber Yazılımı