Yazı Detayı
31 Mart 2021 - Çarşamba 11:23
 
Oynatmaya Az Kaldı…
Mehmet Anıl KORKMAZ
 
 

Üç haftadır çok değişik bir süreçten geçtim. Birinci hafta aldığım bir haber beni üzüntüden hasta etti. İkinci hafta Covid şüphesiyle evde ailemden izole bir süreç geçirdim, üçüncü hafta da geçirdiğim iki hafta yoğunlaşamadığım işlerimi toparlamakla günlerin nasıl geçtiğini dahi anlayamadım. Klavyenin başına geçince ülkemin geçirdiği zorlu üç hafta gözlerimin önünde seremoni sergiledi. Neyi nasıl yazacaktım; usule uygun nasıl yorumlayacaktım bilemedim. Fazla şaşkındım açıkcası.

Kadın kollarına özel kongre düzenleyecek kadar kadınların sosyal ve siyasal hayatta olmasını önemsediğini gösterme çabasında olan iktidar partisi, İstanbul Sözleşmesi’ni gecenin bir vakti kaldırıverdi. Şu cümlede yer alan olayı nasıl yorumlayalım? Şöyle yorumlayalım; baştan başlayalım:

Kongre dediğimiz süreç, teşkilat içi seçim sürecidir. Aday yahut adaylar çıkar; demokratik bir ortamda delegelerden oy istenir. Başkan seçilince tebrik edilir ve ortam dağılır. Pandeminin tavana doğru zıpladığı şu günlerde tek adaylı –çok aday çıkarılması o mahallede mümkün değil- kongre tertip edilip maksat sadece seçim kanununu uygulamaksa çağırırsın seçimi kazandıracak çoğunluktaki delegeyi, yaparsın yarım saat içinde oylamayı, yarım saat içinde de sonuçları tasdiklersin olur biter. Binlerce bindirme vatandaşı toplamanın ne gereği var? Bu tablo güçlü parti imajından ziyade vatandaşının sağlığını hiçe sayan parti imajını çizdiği ve kendi kitlesini bile uzaklaştırdığı aşikâr değil mi?

Sözleşmeden tek bir imzayla çekilmeye gelirsek, meclis tarafından alınan bir kararla onaylanan uluslararası bir sözleşmeden, -örnek verecek olursak “Montrö Boğazlar Sözleşmesi”- Cumhurbaşkanı kararıyla çıkılması “güya” demokrasi adı altında Cumhurbaşkanına hak olarak gösterilmesi akıl alır gibi değil. Burada ayrıntıya dikkat ettiniz mi? Cumhurbaşkanlığı kararnamesi değil; cumhurbaşkanı kararıyla sözleşmeden çekildik. Eğer kararname yayımlansaydı itiraz için başvuru adresi Anayasa Mahkemesi olacaktı ve Cumhurbaşkanı yasama yetkisini kullanmış sayılacaktı. Karar ile mesele başlayınca itiraz yeri Danıştay olmuş olup Cumhurbaşkanı yürütme yani idari işlem gerçekleştirmiş olacaktı. Cumhurbaşkanı, idari işlem yürütmüş oldu. Yasamanın konusuna giren bir kararı idari işlemle iptal etmek de başlı başına bir muallâk durum meydana getirmiş oluyor. Danıştay acaba Milli Eğitim Bakanlığı’nın iptal başvurusuna istinaden andımıza verdiği iptal kararı gibi muhalefetin başvurusuna istinaden de iptal başvurusu verebilecek midir? Gülmeyin…

Yahu şimdi size “Merkez Bankası Başkanı görevden alındı ekonomide yer yerinden oynadı ama ekonomi o kadar da önemli değil toparlarız; önemli olan demokrasinin tam işlemesi” desem olmayacak. Ekonominin toparlanması için demokrasinin tam işlerlik kazanması gerek. Bir ülkede demokrasi tam işler duruma gelirse yatırımcı da peşi sıra gelir.

***

Ben kimsenin özel hayatıyla ilgilenmem. İç dünyası nasıldır, ne yer, ne içer, kiminle birlikte olur falan umurumda olan unsurlar değildir fakat kamuoyunda özel kalem olarak bilinen aslında büro personeli olduğu açıklanan bir şahıs bir milyon Türk Lirasına yakın bir fiyatı olan arabanın içinde uyuşturucu maddeyi doları boru hale getirip burnuna çekiyorsa bir dakika derim. İster özel kalem olsun ister büro personeli, 2016 yılındaki mal varlığı orta düzey civarında seyrederken beş yıl sonra ultra yüksek fiyatlı bir arabaya sahip olabiliyorsa orada dur derim. Orada dur derim çünkü durum artık özel olmaktan çıkmıştır ve “ne özeli, genel, genel” derim. Ardını iyice araştırıp soruşturmayı sadece trafikte uyuşturucu madde olarak ele almazsak sevinirim, seviniriz, sevinirler.

***

Yazmayayım diyordum ya yazacağım.

Bir asitli içecek firması “saçmalamaktan korkma” diye bir mottoyu baz alarak reklam yapmış. Biz bir işe girişene “önce hayırlı olsun” deriz sonra da “Allah utandırmasın” temennisinde bulunuruz. Çocuklarımıza da utanacak davranış içerisine girmemelerini tembih ederiz. Saçmalamaktan korkmaması demek ne demek? Saçmalamaktan çekinmeyen bir nesil mi istiyoruz? Ben istemiyorum. Hata yapabilir elbette ama saçmalamaktan korkmayıp saçmalamayı felsefe haline getirmiş bir nesil mi? Aman diyeyim.

 
Etiketler: Oynatmaya, Az, Kaldı…,
Yorumlar
Haber Yazılımı