Yazı Detayı
08 Ocak 2021 - Cuma 18:26
 
SURİYE BARIŞI
Dr.İmbat MUĞLU
imbatmuglu@gmail.com
 
 

Son yüzyılın en dramatik insani krizlerden birini ortaya çıkaran Suriye Savaşı ülke sınırlarını aşarak küresel bir mesele olarak dünya gündemini on yıldır meşgul etmektedir. Suriye ile 910 km sınırı olan Türkiye, bu insani krizden en çok etkilenen ülke olmuştur. Türkiye bir yandan yaklaşık 4 milyon Suriyeliyi sınırları içerisinde diğer bir yanda da yaklaşık 8 milyon Suriyeliyi ise huzur ve barış için tesis ettiği harekat alanları ile İdlib bölgesinde oluşturulan kamplarda yaşam mücadeleleri için her türlü destek ve yardımı yaparak barınmalarını sağlamıştır. Türkiye insani yardım dışında beka meselesi olarak gördüğü sınır hattında terör örgütü PKK/YPG’nin Suriye’yi bölerek kurmak istediği terör devletinin kurulmaması için de ayrıca mücadele etmektedir. Bu mücadele sadece Türkiye yararına değil aynı zamanda Suriye’nin de yararınadır. Çünkü bu mücadele ile Suriye’nin bölünme tehditti ortadan kalkmış olmaktadır. 15 Mart 2011’de bir grup gencin düzenlediği rejim karşıtı barışçıl gösterilerle başlayan Suriye iç savaşını Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 2015 yılında almış olduğu 2254 sayılı karar ile durdurmak istemişti. Savaşın başlangıcı ile alınan bu karar arasında geçen 4 yılda yüz binlerce insan öldü, milyonlarcası ise  evlerini, yurtlarını terk etti. Dünyada bir çok ülkenin bu dramatik savaşı bir futbol müsabakasını izler gibi izlemeleri ülkede barışın sağlanmasını geciktirmiştir. Kimine göre bu gecikmenin bilinçli yapıldığı yöndedir. Peki Suriye’de kim ne istiyor. Nusayriler , Esed ile iktidarda kalmayı  isterken, Sünniler, çoğunluk yönetimini ve demokrasiyi istemektedirler. Hıristiyanlar ve diğer dini ve mezhepsel azınlıklar güvenlik istemektedirler. Kürtler ise, yüksek özerklik talep etmektedirler. Bununla birlikte barışın gelemeyiş ve Esed rejiminin halen iktidarda olma nedenlerinden en önemlisi muhaliflerin birlik olmamasıdır. Muhaliflerin oluşumunda ilk gruplar genellikle Suriye topraklarını terk etmiş kişilerden oluşmuştur.  Bu oluşan gruplar ilk önce bölgesel yerleşmelerine göre sonrasında ise etnik ve mezhepsel gruplar olarak oluşmuştur. Muhalifler arasında bu derin ayrılıklar öyle bir hal almış ki Arap gruplar arasında Nusayri yada Sünni, Türkmen gruplar arasında Şii yada Sünni, Kürtler arasında ise; Barzaniciler,  Apocular veya Özgürlükçüler diye birbirinden farklı birer grup olarak taraf olmaya başladılar. Oluşan bu ayrık gruplar arasında akraba ve aşiret kayırmacılığı had safhada olmuştur. Hal böyle olunca  muhalifler arasında ciddi bir güven problemi ortaya çıkmış rejime karşı direnişleri sekteye uğramıştır. Suriye’de muhalif tarafın başarılı olamamasının sebeplerden biri de ; Suriye’ye barış ve huzurun gelmesi için tek şartın Esed’in  gitmesi şartının olmasa olmaz olarak kabul edilmesidir. İran ve Rusya, Esed rejimine diplomatik, askeri ve finanssal açıdan her türlü desteği aralıksız devam etmektedir. Suriye, adeta hem Rusya hem de İran’a bağımlı bir hale gelmiştir. Oysa muhaliflere olan destek ülkede dengeleri değiştirmeye yetecek güçte olamamıştır Suriyeli muhaliflerin zayıflayan gücü ve DEAŞ ve benzeri örgütlerin usandıran şiddeti arasında sıkışmış ve anlayamadıkları ya da kontrol edemedikleri olayların bir parçası halini almışlardır. Suriye içerisindeki muhalif kesimin giderek radikalleşmesi, DEAŞ ve benzeri radikal örgütlere eğilimin artması sonucunu doğurmuştur. Önemli bir sebepte yakın tarihte Arap Baharı yaşayan ülkelerde kaybedenlerin, kazananlar tarafından yargılanıp ağır şekilde cezalandırılması gerçekliğini gören çatışan yerel kesimler benzer yöntemlerle yargılanmayı ve cezalandırmayı istemediklerinden savaşın bitmesini istememektedirler. Suriye savaşının bitmemesinin en önemli nedenlerinden biri de savaştan nemalanan iç ve dış odaklarının varlığıdır. Savaşın bu kadar uzun sürmesinin nedenlerin arkasında hem muhalifleri destekleyen hem de Esed rejiminin arkasında olan küresel ve bölgesel aktörlerin çıkarları dikkate alınmalıdır. Bu güç odakları her türlü silah tüccarlığı, petrol kaynaklarını kullanma, stratejik konuma haiz bölgeleri terör örgütleri vasıtası ile elinde tutma, insan kaçakçılığı, uyuşturucu ve sigara kaçakçılığı gibi birçok gayri meşru işleri yapmasından dolayı savaşın bitmesini asla istemezler. Ülkesel olarak dış odaklarına bakıldığında ise başı ABD, Rusya, İran ve İsrail çekmektedir. ABD’de terör örgütü PKK/YPG aracılığı ile Ortadoğu da bir kara ordusu oluşturarak bölgeyi dizayn etmeye çalışmaktadır.Rusya 1000 yıllık hayali olan sıcak denizlere açılmaktı bu savaş ile bunu gerçekleştirdi adeta Akdeniz’e kıyı ülke olma durumuna geldi. İran ise özellikle Saddam’ın devrilmesinde sonra Irak’ta tesis ettiği mezhepçi bir yönetim anlayışı ile Suriye devlet yönetimi üzerinde hakimiyet kurarak bölgede söz sahibi olmak istemektedir. İsrail yıllardır başta Suriye’ye ait Golan Tepeleri’nin işgali ile devam eden çatışma ortamını biraz daha derinleştirmek, Suriye’nin yıpranması hatta parçalanmasını sağlamak ile birlikte İran’ın Esed rejimi üzerinde ki hakim gücünü kırarak İran’ın Suriye topraklarında kalmasına müsaade etmemektir. Bu ülkeler dışında bir çok silah tüccarı devlet ile birlikte Fransa, İngiltere, İtalya, Almanya, BAE gibi daha adını sayamadığımız onlarca ülkede savaşın sürüncemede kalmasına katkı sağlamaktalar. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Suriye’de barışın tesis etmek konusunda yetersiz kalmaktadır.Ne rejim, ne muhalif gruplar nede diğer taraf ülkeler üzerinde etkisi olmadığı gecen zaman dilimi göstermiştir. Onuncu yılında olan Suriye savaşında şimdiye kadar maalesef bir uzlaşma sağlanmadı. Bu anlayış ve yöntemlerle devam etmesi durumunda bir uzlaşı yada barışın tesis edilemeyeceği net bir şekilde ortadadır. Geçen yıllar göstermiştir ki ne muhalifler  ne de Esed rejimi tüm ülkede hâkim olacak güce ve yetkinliğe sahip değildir. Suriye’de masum özgürlük talepleri ile başlayan süreç, kısa zamanda bir iç savaşa evirilmiş, ardından bu savaşa taraf olan yabancı devletler ve devlet dışı güç odakları ile bir vekâlet savaşına dönüşerek daha bir derinleşmiştir. Bir çok grup ve devletlerin çıkar çatışmalarının kesiştiği bir alan olan Suriye’yi gelecekte nelerin beklediği halen bilinmemektedir. Ayrıca terör örgütü YPG/PYD/PKK'nın  baskısı ve zulmünden kaçan 100 binlerce Kürt’e ev sahipliği yapan tek ülkenin Türkiye olduğu ve Suriye Kürtlerini sözde temsil etme iddiaları olan terör örgütü YPG/PYD/PKK'nın kanlı ve kirli yüzünü tüm tarafların bildiği halde halen bilinmezlikte gelmeleri düşündürücüdür. Bu sebeplerden dolayı önerim şudur. Uluslar arası güçlerin Suriye Kültleri’nin nasıl garanti altına alınacağı çalışmalarına bu kanlı örgütün taraf yada temsilci olarak kabul etmemeleri gerekmektedir. Bunun yerine  Suriye’nin toplumsal, siyasal ve demografik yapısını iyi bilen Kürtlerin katılımı sağlanmalıdır. Bölgede huzur ve barışın tesis edilmesi için bütün tarafların samimi davranması gerekmektedir. Kamuoyuna farklı arka planda farklı senaryolar sunulmamalıdır. Bu anlamda da, barışın sağlanması adına BM nezaretinde oluşan bir komisyon altında   öncelikli olarak yerel tarafların katılımı sağlanmalı. Suriye’nin tüm bölgelerinden siyasi ve askeri olmayan hem rejim taraftarı, hem muhalif taraftarı olan aşiret ve dini liderler, doktorlar, öğretmenler ve avukatlar gibi toplum tarafından güvenilen kimseler bu çalışmalara katılmalıdır.  Suriye savaşı, uzun yıllar devam etse bile, mutlaka bir gün bitecektir. Savaş ile geçen her gün, başta Suriye halkına ,sonrasında ise milyonlarca Suriyeliye ev sahipliği yapan, Suriye topraklarının bölünmez bütünlüğünü savunan tek ülke olan Türkiye’ye zarar vermektedir. Tarihi ve kültürel bağlar dışında kardeşlik bağımız olan Suriye’nin barışı için durmak yola devam diyoruz…

                                                           Dr.İmbat MUĞLU

 
Etiketler: SURİYE, BARIŞI,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
25 Şubat 2021
IRAK’IN KUZEYİ SONRASI HEDEF SURİYE’NİN KUZEYİ
22 Şubat 2021
GARA SONRASI
19 Şubat 2021
NE GÜZEL GÜNLERDİ…
16 Şubat 2021
CUMHURİYET SONRASI SİYASİ GELİŞMELER
01 Şubat 2021
UYGUR TÜRKLERİ’NE ÇİN ZULMÜ
29 Ocak 2021
SAVAŞ MAĞDURU ÇOCUKLAR
03 Ocak 2021
TÜRKİYE MISIR İLİŞKİLERİ
02 Ocak 2021
Pınarbaşı’nda Bir Gün
22 Aralık 2020
COVID_19 VE GÜVENLİK
21 Aralık 2020
ABD’NİN HAKSIZ YAPTIRIMLARI
19 Aralık 2020
IRAK, İRAN VE ABD ÜÇGENİNDE BİR BAŞBAKAN
18 Aralık 2020
BABAM
11 Aralık 2020
ŞEHİT
01 Aralık 2020
COVID_19 ’A KARŞI KEKİK
24 Kasım 2020
ÖĞRETMEN ÖĞRETENDİR
23 Kasım 2020
DİYARBAKIR ANNELERİ
09 Kasım 2020
DİYARBAKIR ANNELERİ
05 Kasım 2020
SURİYE
28 Ekim 2020
YARIN CUMHURİYETİ İLAN EDECEĞİZ
27 Ekim 2020
KAFKASYA KÜRTLERİ
16 Ekim 2020
FETÖ İLE MÜCADELENİN KİLİT İSMİ MAHMUT ÇORUMLU
08 Ekim 2020
KOBANİ OLAYLARI
30 Eylül 2020
KARABAĞ AZERBAYCAN’DIR
28 Eylül 2020
BİR VATAN AŞIĞI: SÜLEYMAN SOYLU
21 Eylül 2020
PKK KİM?
15 Eylül 2020
SURİYE KÜRTLERİ
07 Eylül 2020
KAPANMAYAN YARA; AYLAN KURDİ
04 Eylül 2020
DOĞU AKDENİZ EKSENİNDE TÜRKİYE
01 Eylül 2020
Doğu Akdeniz’de Türk Rüzgarı
30 Ağustos 2020
Türkiye-İran Sınırında Güvenlik
22 Ağustos 2020
TSK’nın BAŞARISI
15 Ağustos 2020
DOĞU AKDENİZ BEKAMIZDIR…
02 Ağustos 2020
ABD VE PKK/YPG için DEAŞ
24 Temmuz 2020
LİBYA’DA BARIŞ
21 Temmuz 2020
MISIR TÜRKİYE İLE SAVAŞIR MI?
20 Temmuz 2020
ERMENİSTAN’IN HEDEFİ YENİ BİR DÜNYA SAVAŞI
09 Temmuz 2020
İDLİB İZLENİMLERİ
28 Haziran 2020
ERMENİLERİN KARABAĞ’DA KÜRT SOYKIRIMI
25 Haziran 2020
ENKS VE PKK/YPG İŞBİRLİĞİ
21 Haziran 2020
“BABA” DEMEYİ ÖZLEYENLERE
20 Haziran 2020
PENÇE KAPLAN OPERASYONU ‘Zafer Süngünün Ucundadır’
20 Haziran 2020
PENÇE-KARTAL OPERASYONU
08 Haziran 2020
RUSYA SAVAŞ İÇİN TÜRKİYE BARIŞ İÇİN SURİYE’DE
02 Haziran 2020
DARBECİ HAFTER VE LİBYA
01 Haziran 2020
KORONOVİRÜS BİYO-TERÖR OLABİLİR Mİ?
30 Mayıs 2020
ŞEHİDİM
27 Mayıs 2020
KARA LEKENİN 60.YILI
26 Mayıs 2020
ÇOCUKLAR ÖLMESİN
17 Mayıs 2020
MİLLİ ve YERLİ TARIM DEVRİ
11 Mayıs 2020
İNCİ TANEM
02 Mayıs 2020
KUT’ÜL AMARE ZAFERİ
01 Mayıs 2020
ATAM
23 Nisan 2020
ATAM’IN ARMAĞANI YÜZ YAŞINDA
21 Nisan 2020
NUSRA CEPHESİ
16 Nisan 2020
KORONAVİRÜS DENKLEMİ
14 Nisan 2020
SURİYELİ ÇOCUKLAR
09 Nisan 2020
SAVAŞIN ÇOCUKLARI
04 Nisan 2020
SURİYE SAVAŞI KORONAVİRÜSÜ’NE YENİK Mİ DÜŞECEK?
01 Nisan 2020
COVID-19 DÜNYAMIZI YENİDEN ŞEKİLLENDİRECEK
31 Mart 2020
TERÖRİST BAŞI ÖCALAN’IN İSLAM DÜŞMANLIĞI
26 Mart 2020
TÜRKİYE’SİZ BİR LİBYA SURİYE OLUR
22 Mart 2020
KORONAVİRÜS BİR BİYO-TERÖR ARACI MI?
10 Mart 2020
İSRAİL’İN FİLİSTİN İLE BAŞLAYAN TOPRAK KAZANIMI SURİYE İLE DEVAM EDİYOR
15 Şubat 2020
HER ŞEY SURİYE’NİN GELECEĞİ İÇİN
01 Şubat 2020
İDLİB DÜŞERSE, DEVRİM HAREKETİ DÜŞER
23 Ocak 2020
Almanya’nın PKK Kartı-II
22 Ocak 2020
Almanya’nın PKK Kartı -I
07 Ocak 2020
Kasım Süleymani’nin Öldürülmesin Arkasındaki Sır Perdesi
26 Aralık 2019
ASALA ve PKK ‘NIN İŞBİRLİĞİ
06 Aralık 2019
PKK İSLAM DÜŞMANIDIR...
02 Aralık 2019
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî ve Şeb-i Arûs
28 Ekim 2019
CUMHURİYET
23 Ekim 2019
SOÇİ MUTABAKATI
16 Ekim 2019
SURİYE’NİN YARINI
09 Ekim 2019
EY FIRAT
23 Eylül 2019
TARİHE İZ BIRAKAN “AKSAÇLI”
09 Eylül 2019
ACININ DİLİ TEKDİR
02 Eylül 2019
ÇIKMAZ SOKAK SURİYE
26 Ağustos 2019
GÜVENLİ BÖLGE
06 Ağustos 2019
ENERJİ KİMLİK BELGESİ OLMAYAN BİNALARIN ALIMI SATIMI YAPILAMAYACAK
13 Temmuz 2019
DÜNYANIN ACİL KODU S-400
11 Temmuz 2019
Srebrenitsa Katliamı…
08 Temmuz 2019
S-400 HAVA SAVUNMA SİSTEMİ
20 Haziran 2019
BAŞARAMADILAR BAŞARAMAYACAKLAR!
11 Haziran 2019
KARDEŞLİK
27 Mayıs 2019
YOK ARTIK !
20 Mayıs 2019
19 MAYIS BAĞIMSIZLIK DİRENİŞİ
16 Mayıs 2019
İTİRAFÇI TERÖRİSTLERE PARA ÖDÜLÜ
13 Nisan 2019
Şehit Esma el-Biltaci
11 Nisan 2019
GÜVENLİ BÖLGESİZ BİR SURİYE
08 Nisan 2019
ORTADOĞU’DA OLMANIN BEDELİ
25 Mart 2019
KOD ADI GOLAN HEDEF BÜYÜK İSRAİL DEVLETİ
22 Mart 2019
‘’Bir aşk hikayesi;Tunceli...’’
18 Mart 2019
Dünya tarihini değiştiren savunmamın adıdır ÇANAKKALE...
04 Mart 2019
DERİN YARANIN ADIDIR 28 ŞUBAT
11 Şubat 2019
ABD VE AVANESİNİN ÇELİŞKİLERLE DOLU SURİYE POLİTİKASI
05 Şubat 2019
SURİYE İÇİN ZAMAN BOLİVYA SAATİ
30 Ocak 2019
ÜNİVERSİTELERE PAPAĞAN ALMAYIN!
26 Ocak 2019
TÜRKİYE- SURİYE İLİŞKİLERİ
15 Ocak 2019
ABD’NİN SURİYE TUTARSIZLIĞI
14 Ocak 2019
BABA ÖZLEMİ
23 Aralık 2018
TARİHİN EN BEYAZ GÜNÜ SARIKAMIŞ
19 Aralık 2018
FIRAT'IN DOĞUSU NERESİDİR VE NEDEN ÖNEMLİ?
09 Aralık 2018
SON EVRENSEL İMPARATOR SULTAN II.ABDÜLHAMİT HAN
09 Kasım 2018
ÖDÜL ALAN TERÖRİST
28 Ekim 2018
BİZİM CUMHURİYET
18 Ekim 2018
KUNDAKTAKİ BEBEKTEN KORKAN İNSANLIK DÜŞMANI PKK’NIN KATİL YÜZÜ
30 Eylül 2018
Kadim Şehir Cizre
17 Eylül 2018
12 EYLÜL GELECEĞE DARBE YAPTI
10 Eylül 2018
9 EYLÜL’de ’’Megalo İdea’’ DENİZE DÖKÜLDÜ
31 Ağustos 2018
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI
25 Ağustos 2018
PKK TERÖR ÖRGÜTÜ NASIL BİTER
19 Ağustos 2018
55 YILLIK BASIN ÇINARI YAVUZ DONAT İLE; ÖNCE GARP SONRA ŞARK
08 Ağustos 2018
​TESCİLLİ BEBEK KATİLİ PKK
21 Temmuz 2018
Ayşe Tatilden Bir Daha Dönmedi!
16 Temmuz 2018
ÇANAKKALE RUHUNUN YANSIMASIDIR 15 TEMMUZ
13 Temmuz 2018
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi;
05 Temmuz 2018
FETÖ ve PKK’nın Birlik Temeli ‘’Mesele Türkiye Düşmanlığıysa Gerisi Teferruattır’’
28 Haziran 2018
Neden DEVAM
12 Haziran 2018
KANDIL TEK BIR DAĞ DEĞILDIR…
09 Haziran 2018
PKK’yı Terör Örgütü Olarak Görmeyenlere Kısa Bir Hatırlatma
05 Haziran 2018
PKK’NIN KÜRT DÜŞMANLIĞI
28 Mayıs 2018
27 MAYIS 1960 DARBESİ
24 Mayıs 2018
D İ R E N E C E Ğ İ Z
20 Mayıs 2018
NEKBE
07 Mayıs 2018
24 HAZİRAN TÜRKIYE’NIN YENIDEN ŞAHLANIŞININ ADIDIR.
29 Nisan 2018
24 HAZİRAN KIRINTILARDAN KURTULMA GÜNÜDÜR
27 Nisan 2018
Bir Anadolu Yiğidi Abdin Öztürk
23 Nisan 2018
Tek Hikayesi Vatan Sevgisi Olan Kişinin Adıdır Ziya Sözen
19 Nisan 2018
SURİYELİ KARDEŞLERİMİZ
16 Nisan 2018
ODA SEÇİMLERİNDE İHANET ŞEBEKESİ FETÖ KOKUSU
09 Nisan 2018
1000 Yıllık Türk – Kürt Kardeşliği
07 Nisan 2018
KORUCULAR OLMASAYDI...
29 Mart 2018
Türkiye Yanlışı Bozar
18 Mart 2018
ÇANAKKALE DESTANI
13 Mart 2018
ABD’NİN SURİYE TUTARSIZLIĞI
25 Şubat 2018
PKK’nın ‘‘KÜRT KARTI’’ Afrin’de Tutmadı
08 Şubat 2018
AFRİN "Zeytin Dalı Harekatı"
07 Şubat 2018
ZEYTİN DALI HAREKATINDA MESKUN MAHAL MUHAREBESİ
Haber Yazılımı