Yazı Detayı
02 Aralık 2019 - Pazartesi 12:36
 
Türkiye Gündemi Üzerine
Mehmet Anıl KORKMAZ
 
 

Ali Babacan… Kimilerine göre Erdoğan’ı yenebilecek olan tek kişi, kimilerine göre Erdoğan’a en büyük hainliği yapan kişi. Her halükarda bu denli önem addedilmesinin bir sebebi var. Kendisi yakın dönem Türkiye siyasetine damga vuran, ekonominin babası, dış politikanın pozitif yönü ve tipolojik olarak da Adnan Menderes’e benzemesi, onu hem bugünlerde hem de önümüzdeki aylarda çokça konuşacağımız anlamını taşıyor.

Abdullah Gül ve Ali Babacan ile ilgili arkadaşlarımızla sohbet ederken söylediğim sözleri buraya yazamadan bu konuyu es geçmeyeceğim. “Abdullah Gül’ü, Celal Bayar’a; Ali Babacan’ı da Adnan Menderes’e benzetiyorum. Benim bu benzetmemi, mevcut siyasi iktidarı devrin CHP’si gibi gösterip üzerine bolca toplum mühendisliği ekleyip Ali Babacan’ın partisini sahaya sürerlerse kimse şaşırmasın.” Aynen bunları demiştim ve Fatih Altaylı’nın Teke Tek programından sonra da tezimin giderek doğruluk payını artırdığını ifade edersem yanlış yapmış olmam. Bir gerçeği de asla unutmamaları gerek ki karşılarındaki kişi son çeyrek asra damga vurmuş olan karizmatik lider sınıfının en güzel örneği Recep Tayyip Erdoğan.

KHK’lılar meselesine değinmek istiyorum. Bence iktidar ivedi şekilde bir elek oluşturmalı. Bu eleğin eleme ölçütleri adalet dengesini bozmayacak şekilde dizayn edilmeli. Toplumda tüm KHK’lılar aynı şekilde görülmeye başlandı ki bu KHK’lı olup da şehit düşenlerin olduğu bir coğrafyada çok da uzun olmayan bir tarihte hem siyaseten hem de sosyolojik yönden ciddi dönüşleri olacak bir mesele olarak gündemi işgal edecektir.

Meclisimizi 600 milletvekilinden oluşuyor diye biliyorduk. Nitekim 600 vekil olunca milletin sesinin yasamada daha çok duyulacağını umuyorduk. Geçen hafta saydığımda hemen her oturumda 50 60 vekil falan gördüm ve dedim ki ya 600 vekil seçemedik ya da seçilenler milletvekili olduklarını unutmuşlar. Bu noktada, Cumhurbaşkanlığı sistemi, güçlü meclis olmadan nasıl güçlü Türkiye oluşturacak diye de endişelenmeye başladım.

Asgari ücret görüşmeleri başladı. Adı üstünde asgari olan ücretin azami bir şekilde gündemi işgal etmesinin altında çalışan kesimin yüzde 43’ünün maaşını oluşturması yatmaktadır. Ben olası tahminimi yazıp olması gereken üzerinden bu konuya noktayı koyacağım. Asgari ücret 2200 lira ya da 2300 lira olacaktır. Olması gereken ise şu şartlarda minimum 2500 liradır. Aslında zam yapılmasına gerek yok alınan vergiyi, işsizlik ödeneğini ayrı tutarak kaldıralım yeter. İşte verginin düşürülememesinin sebebi çalışan kesimin yüzde 43’ünün bu koşullarda çalışması ki bu da müthiş bir vergi geliri demek.

Yaz saati uygulaması bence gayet güzel. Ama şu şekilde düzenlemeye gidilebilir: okul saatleri ile mesai saatlerini bir saat ileri kaydıralım. Ya da gelin bu tarz toplumun her kesimini ilgilendiren bir mevzuda referanduma gidelim.

 
Etiketler: Türkiye, Gündemi, Üzerine,
Yorumlar
Haber Yazılımı